İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/18111 Karar: 2024/16817 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/18111 K.2024/16817

3. Ceza Dairesi 2024/18111 E. , 2024/16817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/485 E., 2020/519 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 16.02.2022 tarihli ve

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/18111 E. , 2024/16817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/485 E., 2020/519 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 16.02.2022 tarihli ve

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/18111 E. , 2024/16817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/485 E., 2020/519 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/4434 Esas, 2022/695 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2024 tarihli ve KD - 2024/89115 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesi gereğince yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD/YPG mensuplarının etkisiz hale getirilmesi ve sınır güvenliğinin sağlanması amacıyla 09.10.2019 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyinde başlatılan Barış Pınarı harekatı kapsamında Zeydi Köyü bölgesine yapılan operasyonda köyün etrafının sarılarak ablukaya alındığı, köy içerisinde bulunan ve kaçacak yeri kalmadığını anlayan sanığın da aralarında bulunduğu 5 erkek şahsın yakalandığı, şahıslara ait silah ve teçhizatların SMO tarafından el konularak harekat kapsamında kullanılmaya devam edildiğinin 15.11.2019 tarihli tutanak içeriğinden anlaşıldığı olayda, sanığın aşamalarda yaptığı savunmalarında PYD/YPG'ye katılarak örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğunu ikrar etmekle beraber Barış Pınarı harekatı kapsamında operasyon yapan Türk Silahlı Kuvvetleri veya SMO unsurları ile çatışmaya girmediğini savunması, Jandarma Komutanlığı'na bağlı birimler tarafından hazırlanan uzmanlık raporlarından, parmak izi kayıtları ile DNA profillerine göre yapılan incelemeler sonucunda herhangi bir silahlı çatışmaya girdiğinin tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında; silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD/YPG'nin bünyesinde yer alarak örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda faaliyetlerde bulunan, Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile PKK/PYD silahlı terör örgütü arasında çatışmaların yaşandığı bölgede yakalanan ancak doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri ya da Türk Silahlı Kuvvetlerince gerçekleştirilen operasyon esnasında Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile çatışmalara katıldığı kesin olarak saptanamayan sanığın sabit görülen eylemlerinin silahlı terör örgütüne üyelik suçunu oluşturmasına rağmen suç vasfında yanılgıya düşülmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görüldüğünden Yüksek Dairenizin kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16.02.2022 tarihli 2021/4434 Esas ve 2022/695 sayılı kararının kaldırılması ve Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2020 tarihli 2020/130 Esas ve 2020/215 sayılı hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 23.09.2020 gün ve 2020/485 Esas, 2020/519 sayılı kararının bozulmasına karar verilmesi, itirazın yerinde görülmemesi halinde bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 31.12.2018 tarih 2018/3775 Esas, 2018/5600 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; Türk Silahlı Kuvvetlerinin, meşru müdafaa hakkı kapsamında Suriye'nin kuzeyinde terör örgütlerine yönelik icra ettiği operasyonda onunla birlikte hareket eden Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile örgütsel faaliyet kapsamında çatışmaya giren PKK/PYD silahlı terör örgütü mensuplarının eylemlerinin, TCK'nın 302 nci maddesinde düzenlenen devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturacağında kuşku bulunmamakla birlikte; Mahkemenin sübuta ilişkin kabulüne ve eylemin vasıflandırılmasına esas teşkil eden olay tutanağı muhtevasına, dosya kapsamına ve aşamalarda değişmeyen, aksi de kanıtlanamayan ikrar içeren savunmaya göre, silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD/YPG'nin bünyesinde yer alarak örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda faaliyetlerde bulunan, silah eğitimi alan, Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile PKK/PYD silahlı terör örgütü arasında çatışmaların yaşandığı bölgede yakalanan ancak doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri ya da Türk Silahlı Kuvvetlerince gerçekleştirilen operasyon esnasında Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile çatışmalara katıldığı kesin olarak saptanamayan sanığın savunması, sanığın Barış Pınarı Harekatı kapsamında Zeydi köyü (Suriye) bölgesine yapılan operasyon sonucunda köyün etrafının sarılarak ablukaya alındığı, köy içerisinde bulunan ve kaçacak yerli kalmadığını anlayan 5 erkek şahsın yakalanması, şahıslardan ele geçirilen silah ve teçhizatın operasyon içerisinde kullanılmak üzerine el konulduğuna dair tutanak içeriği ve kriminal uzmanlık raporlarına göre, muhafaza edilen DNA profilleri arasında benzer bir profile rastlanmadığı böylelikle sanığın herhangi bir silahlı çatışmaya girdiğinin tespit edilememesi karşısında; sanığın eylemlerinin dosyada yer alan deliller nazara alındığında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan suçundan mahkumiyete karar verildiği anlaşıldığından itiraza konu ilam hukuka aykırı bulunarak itirazın kabulüne karar verilmiştir. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 16.02.2022 tarih ve 2021/4434 Esas, 2022/695 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 23.09.2020 tarihli ve 2020/485 Esas, 2020/519 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla