İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/18148 Karar: 2024/15748 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/18148 K.2024/15748

3. Ceza Dairesi 2024/18148 E. , 2024/15748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/275 E., 2024/285 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı; 5237 sayılı TCK’nın 30/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddeleri uyarınca beraat 2.

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/18148 E. , 2024/15748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/275 E., 2024/285 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı; 5237 sayılı TCK’nın 30/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddeleri uyarınca beraat 2.

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/18148 E. , 2024/15748 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/275 E., 2024/285 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı; 5237 sayılı TCK’nın 30/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddeleri uyarınca beraat 2. Sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı; 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanıkların kastlarının bulunmaması gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, II. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesi). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz (5237 sayılı TCK’nın 30/1. maddesi). 5237 sayılı TCK’nın “Hata” kenar başlıklı 30/1. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir. Hata (yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır. Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilâmında açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasaya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda 5237 sayılı TCK’nın 30/1. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosya kapsamı, tanık beyanları ve sanıkların savunmalarına göre, örgütün operasyonel eylemlerinden önce örgütsel nitelikleri belli olmayan sohbet toplantılarına katılan, örgüt ile iltisaklı derneklerin yönetim kurullarında görev alan; ancak örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonra kayda değer örgütsel faaliyetleri tespit edilemeyen sanıkların içinde olduğu yapının silahlı terör örgütü olduğu konusunda hataya düşmesi ve bu suçun ancak doğrudan kast ile işlenebilen bir suç olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 30/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddeleri uyarınca kast yokluğundan haklarında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla