İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/18431 Karar: 2025/18930 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/18431 K.2025/18930

3. Ceza Dairesi 2024/18431 E. , 2025/18930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2021/2295 E., 2023/1401 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/19 E., 2021/280 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM:5271 sayılı CMK’nın 223/2-c-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesin

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/18431 E. , 2025/18930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2021/2295 E., 2023/1401 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/19 E., 2021/280 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM:5271 sayılı CMK’nın 223/2-c-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesin

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/18431 E. , 2025/18930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2021/2295 E., 2023/1401 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/19 E., 2021/280 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak HÜKÜM:5271 sayılı CMK’nın 223/2-c-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Terör örgütü propagandası yapma suçunu düzenleyen 3713 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: “(Değişik ikinci fıkra: 11.4.2013-6459/8 md.) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:17.10.2019-7188/13 md.) Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır: a) (Mülga: 27.3.2015-6638/10 md.) b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde; 1. Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması, 2. Slogan atılması, 3. Ses cihazları ile yayın yapılması, 4. Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.”. Tarihi seyir içinde Kanun’un 12.04.1991 tarihinde yürürlüğü giren ilk hâlinde 7 nci maddesinin ikinci fıkrası “örgüt mensuplarına yardım eden ve örgütle ilgili propaganda yapanlar” hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve ağır para cezası öngörülmüşken, 19.02.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4744 sayılı Kanun ile ceza miktarları aynı şekilde muhafaza edilerek örgüt propagandası yapma suçunun unsurları değiştirilmiş ve propagandanın suç olması için “terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek şekilde” yapılması şart koşulmuştur. Madde gerekçesinde her propagandanın değil, sadece terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek propagandaların suç olmasının öngörüldüğü ve düşünce özgürlüğü sınırlarının genişletilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu alanda aradığı kriterlere uygun bir düzenleme getirildiği belirtilmiştir. Aynı madde de, 07.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4963 sayılı Kanun ile yeniden değişiklik yapılarak propagandanın “şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde” yapılması halinde suç olacağı kabul edilmiştir. Madde gerekçesinde örgütle ilgili olsun veya olmasın şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapanların cezalandırılmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir. 18.07.2006 tarihinde yürürlüğü giren 5532 sayılı Kanun ile anılan maddeden “yardım eden” ibaresi çıkarılmış, bir tanımlama yapılmamakla birlikte “terör örgütünün propagandasını yapma” suç olarak düzenlenmiş, suçun basın yayın yoluyla işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağına ve yayın sorumlularına da adlî para cezası verileceğine dair hükümler ilk defa bu değişiklikle maddeye eklenmiştir. Madde de 11.04.2013 tarih, 6459 sayılı Kanun ile suçun unsurları açısından en ciddi değişikliğe gidilmiştir. Buna göre ancak “Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapma” durumunda fiil suç teşkil edecektir. Böylece düzenleme AİHM’in bu konudaki kriterine uygun hale getirilerek son halini almıştır. Bilahare 27.03.2015 tarih, 6638 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 7 nci maddenin ikinci fıkrasının son cümlesinin “a” bendi yürürlükten kaldırılmış, maddeye üçüncü fıkra eklenmiştir. Nihayet 17.10.2019 tarih, 7188 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ile de 7 nci maddenin ikinci fıkrasının son cümlesinden önce gelmek üzere “Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.” cümlesi eklenmiştir. Görüldüğü gibi, safahatta yapılan her değişikliğin ifade ve basın özgürlüğü lehine geliştiği çok açıktır. TDK’ya göre propaganda; “bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca” anlamına gelmektedir. 3713 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan düzenlemeye göre tipiklik açısından suçun oluşabilmesi için; “propaganda” niteliğinde bir fiilin işlenmesi, yapılan propagandanın; terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek şekilde veya terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu hangi paylaşımların 3713 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen terör örgütü propagandası yapma suçunun “cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren veya öven ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden” unsurlarını oluşturduğu açıkça gösterilip tartışılmadan, terör örgütü propagandası yapma suçuna esas alınan veya alınmayan paylaşımların neler olduğu, denetime olanak verecek biçimde tarihleri gösterilip ne şekilde mahkûmiyete esas alındığı karar yerinde belirtilmeden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, Anayasa'nın 141 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi maddelerine aykırılık oluşturacak biçimde gerekçesiz hüküm kurulması, 2-Sanığın aşamalardaki savunmasında “... hesabının çalındığını, propaganda içeren paylaşımların kendisi tarafından yapılmadığını’’ belirtmesi karşısında; öncelikle sanığa ait ...book sosyal paylaşım sitesindeki hesabının başkaları tarafından açılıp kullanılıp kullanılmadığının tespitine yönelik olarak Facebook profiline ekli kişilerin veya yakınlarının bilgisine başvurulması, mahkeme kabulune esas alınan suça konu paylaşımların gerçekleştirildiği tarih ve sonrasında bahse konu ... hesabına sanık veya bir başkası tarafından şifre kullanmak suretiyle giriş yapılıp yapılmadığının, girişte kullanılan IP bilgilerinin gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılarak belirlenmesi ile cezada artırım öngören 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesine yönelik olarak söz konusu paylaşımların herkese açık şekilde yapılıp yapılmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla