İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/19417 Karar: 2025/15360 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/19417 K.2025/15360

3. Ceza Dairesi 2024/19417 E. , 2025/15360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1164 E., 2023/943 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2017/233 E., 2022/327 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır HÜKÜM: 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/19417 E. , 2025/15360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1164 E., 2023/943 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2017/233 E., 2022/327 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır HÜKÜM: 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/19417 E. , 2025/15360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1164 E., 2023/943 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2017/233 E., 2022/327 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır HÜKÜM: 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örneklerinin getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması, 2. Kovuşturma evresinde gelen Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2019 tarihli yazısına göre ....'ın sanık hakkında beyanda bulunduğu, ancak yazı ekinde evrak bulunmadığı gerekçesiyle evrakın iade edildiği anlaşılmakla yazıda belirtilen ....'ın beyanlarının dosyaya celbedilerek sanık hakkındaki beyanlarının duruşmada okunması, gerektiğinde adı geçenin mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmesinin sağlanması, 3. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 4. Kabul ve uygulamaya göre de; İlk Derece Mahkemesinde görülen 22.09.2022 tarihli karar duruşmasında sanık müdafinin aynı gün başka mahkemelerde duruşmalarının olması nedeniyle duruşmaya katılamayacağını bildirerek mazeret dilekçesi sunduğu ve ayrıca dilekçe ekinde duruşma listesini ibraz ettiği, buna rağmen yargılamanın uzun süredir devam ettiği ve sürüncemede bırakılmaması gerektiği gerekçe gösterilerek mazeretinin reddine karar verilerek sanık müdafinin esasa ilişkin savunması alınmadan, sanık ve müdafiinin yokluğunda karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 197 nci maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi, Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi dikkate alınarak; adaletin selameti ve sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, sanık müdafiinin esasa ilişkin son savunmasını almadan sanık ve müdafiinin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 101 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 150 nci maddesinin üçüncü, 188 inci maddesinin birinci, 197 nci maddesinin birinci ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (e) fıkralarına muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla