Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/20931 E. , 2025/17908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/560 E., 2024/445 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/352 E., 2023/54 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/20931 E. , 2025/17908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/560 E., 2024/445 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/352 E., 2023/54 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; T.C. Anayasası'nın 141 inci maddesinin ikinci fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri gereğince mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve kamuoyunu inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilerle mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin sübut bulup bulmadığı, sabit oluşmuş ise kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığı hususlarında mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekir. Gerekçede hükmün dayanakları akla hukuka ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olarak açıklanmalı, yasal ve yeterli olmalı, tarafları tatmin etmeli, yasanın amacına uygun düşmeli, uygulamada keyfiliği önlemeli ve bu şekilde denetim yapılmasına olanak sağlamalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olup mahkumiyet hükmüne esas alınan tanık beyanlarının bölünemeyeceği de gözetilip hangi tanık beyanının diğerine ve/veya beyanın bir bölümünün diğer bölümüne hangi nedenle tercih edildiği ya da üstün tutulduğu, özellikle sanığın kod adı kullandığının hangi tanığın beyanıyla belirlendiği, yukarıda yer verilen ilkeler doğrultusunda özgün, ilgili ve yeterli gerekçelerin karar yerinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi neticesinde gerekçede zafiyet oluşturularak Anayasa'nın 141., 5271 sayılı Kanun'un 34. ve 230. maddelerine muhalefet edildiği anlaşılmakla; soruşturma beyanları hükme esas alınmakla yetinilen ... ve ...'nın da doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği de gözetilerek dinlenilmesi ile UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığı araştırılarak bulunması halinde ifade tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, tespit halinde beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla usulüne uygun şekilde dinlenmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, yasa dışı yollardan yurtdışına kaçarken yakalanmış olması, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalması ve mevcut delil durumu gözetilerek tutukluluk halinin DEVAMINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.