Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/2300 E. , 2025/3813 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1007 E., 2022/1382 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/45 E., 2021/136 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1-5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesin
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/2300 E. , 2025/3813 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1007 E., 2022/1382 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/45 E., 2021/136 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1-5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddi ve esastan reddi 2-Ek karar;silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden "Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin CMK'nın 296/1. maddesi uyarınca reddine” dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; 1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusunun reddine ilişkin ek karara yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu 08.11.2023 tarih ve 2023-3-246 Esas, 2023/582 Karar sayılı ilâmında açıklandığı üzere; Temyiz kanun yoluna ilişkin özel düzenlemelerin yer aldığı CMK’nın 286 ila 307. maddeleri arasında temyiz yoluna başvurabilecek kişilere ilişkin bir düzenleme bulunmamakta ise de kanun yollarına ilişkin genel hükümlere göre başvurma hakkına sahip olanların olağan kanun yollarından olan temyize de başvurabileceği, temyiz kanun yoluna başvurma hakkı bulunanların CMK’nın 260. maddesinde, istinaf üzerine bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen hükümlerden hangilerine karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı hususunun ise CMK'nın 286. maddesinde açıkça düzenlendiği, istinaf kanun yoluna başvurmayan tarafın, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü temyiz etmeye hakkı bulunmadığına ilişkin bir sınırlamaya gerek temyize hakkı olan kişiler bakımından gerek de temyiz edilemez hükümler bakımından Kanun’da yer verilmediği, kanun yoluna başvurma hakkı olanlara temyize ilişkin Kanun’la sınırlama getirilmediği için yoruma açık olmayan bir konuda herhangi bir sınırlayıcı hüküm içermeyen kanuni düzenlemelerin, bir temel hak ve özgürlük olan mahkemeye erişim hakkını daraltıcı şekilde yorumlanıp içtihatlarla sınırlandırılamayacağı, aksinin kabulünün Anayasamızın temel hak ve hürriyetler arasında yer verdiği Hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı ile AİHS'nin 6. maddesinde yer bulan adil yargılanma hakkının ihlaline yol açabileceği, sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılığın, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği yönündeki düzenleme dışında temyize hakkı bulunanlar bakımından CMK’da bir sınırlama getirilmediği, öte yandan resen istinafın kabul edilmesine rağmen resen temyizin kabul edilmediği anlaşılan CMK’daki temyiz yoluna ilişkin hükümler değerlendirilirken istinaf kanun yoluna başvurmayan tarafın, temyize hakkı bulunmadığı yönünde bir değerlendirme de yapılamayacağı, temyiz edenin buna hakkı olup olmadığı ile hükmün temyiz edilemez olmasının birbirinden farklı kavramlar olması sebebiyle temyiz eden tarafın temyize hakkı olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılırken, ilk derece mahkemesi hükmünün Bölge Adliye Mahkemesince (lehe/aleyhe) değiştirilip değiştirilmediğinin dikkate alınamayacağı, istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın niteliğinin CMK’nın 286. maddesine göre ele alınıp temyiz edilebilir kararlardan olup olmadığının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, henüz doğmamış bir haktan feragat edilemeyeceği gibi istinaf kanun yoluna başvurulmamasının temyiz kanun yolundan feragat edildiği anlamına da gelmeyeceği, sonuç olarak temyiz kanun yoluna başvurmak için istinaf kanun yoluna başvurmuş olmak şeklinde Kanun’da bir şart aranmadığı anlaşıldığından, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde bulunma hakkı olduğu açıktır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 15.11.2022 gün, 2021/1007 Esas, 2022/1382 sayılı Kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 273/1. maddesinde öngörülen yedi günlük yasal süreden sonra O yer Cumhuriyet savcısının istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuş olduğu anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve dolayısı ile; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.12.2022 tarihli ek kararı ile de Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 296/1 maddesi uyarınca reddine karar verildiği, yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz talebinin reddine ilişkin verilen ek karar usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin kabulü ile ek kararın KALDIRILMASINA, 2.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelemesinde; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçelerin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.