Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/23074 E. , 2025/12043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/17 E., 2023/397 K. SUÇ : Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak HÜKÜM :Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüyle gerçekleştirilen yargılama neticesinde
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/23074 E. , 2025/12043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/17 E., 2023/397 K. SUÇ : Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak HÜKÜM :Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüyle gerçekleştirilen yargılama neticesinde; Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. maddesi ile görevli) 26.03.2009 tarihli ve 2004/278 Esas., 2009/114 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün CMK'nın 323/1. maddesi gereğince onaylanmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükümlü/sanık hakkında düzenlenen iddianame uyarınca yapılan yargılama neticesinde; Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. maddesi ile görevli) 26.03.2009 tarih ve 2004/278 Esas, 2009/114 sayılı Kararı ile hükümlü/sanık hakkında devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 03.05.2010 tarih ve 2010/1546 Esas, 2010/4963 sayılı Kararı ile hükümlü/sanık hakkında kurulan hükmün onanmasına karar verildiği ve kesinleştiği, hükümlü/sanık müdafiinin başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 3666/11 sayılı Kararı ile tek taraflı deklerasyon temelinde kayıttan düşürülme kararı verildiği ve bu karara istinaden yargılamanın yenilenmesine karar verilerek yapılan yargılama sonucunda ise; Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli ve 2023/17 Esas, 2023/397 sayılı Kararı ile hükümlü/sanık hakkında Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. maddesi ile görevli) 26.03.2009 tarihli ve 2004/278 Esas, 2009/114 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün CMK'nın 323/1 maddesi gereğince onaylanmasına karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; 1. Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması gerektiği, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ile CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gibi kararın dayanağı olan doğru ve çelişkisiz bir gerekçenin hükmü güvenilir kıldığı ve “Yargılamanın Yenilenmesi” kararının dayanağı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının gerekçesi nazara alındığında; Mahkemenin kabulünde önce “...sanığın 30.06.1999'da gerçekleşen Çiçekli Jandarma Karakol Komutanlığına saldırılması, 1994 yılı içinde Kemaliye ilçesinde Balkırı köyüne taciz ateşi açılması ve tüfek bombası atılması, 08.08.1997 de Paşayurdu köyünde köylülerin/korucuların elinde bulunan silahların gasp edilmesi eylemlerine aktif güç olarak katıldığının sabit olduğu anlaşılmıştır” ifadelerinin yer aldığı ve araç suça konu bahse konu eylemlerin her biri ayrı amaç suç oluşturmakla birlikte tek suçtan kurulan mahkumiyet hükmünü onayan Yargıtay ilam başlığında da suç tarihi “24.07.1994-08.08. 1997-30.06.1999” şeklinde gösterildiği halde, temyize konu ilam başlığında üç ayrı tarih yerine son tarihli de olmayan “Paşayurdu köyünde köylülerin/korucuların elinde bulunan silahların gasp edilmesi” eylemine ait “08.08.1997” tarihinin suç tarihi olarak yazılması ve ayrıca bahse konu kabulden sonra “...sanığın her aşamada çeşitli sebeplerle örgüte katıldığına ve 10 yıl süreyle örgütte kaldığına yönelik beyanı ile örgütün belirtilen amacı gözetildiğinde doğrudan silahlı hiçbir eyleme katılmasa bile örgütte bulunma saikinin örgüt amacı ile ortak olduğunun açık olduğu ve tüm bu hususların devletin hakimiyeti altındaki topraklardan bir kısmını ayırmaya yönelik eylemler yada eylemlerin gerçekleştirilmesine yardım eden unsurlar olduğu gözetildiğinde sanığın üzerine atılı 765 sayılı TCK'nın 125. maddesinde düzenlenen Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmağa yönelik fiil işleme suçunun sabit olduğu” gerekçesine de yer verilerek oluşa, sübut bulan eyleme ve niteliğine ilişkin hükmün güvenilirliğini gölgeye düşürecek şekilde çelişkili gerekçe ve kabul ile hüküm kurulması, 2. Hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı K.H.K’nın 147. maddesiyle değişik CMK’nın 196/4. maddesinde öngörülen zorunluluk halinin ne olduğuna ilişkin olaya özgü ilgili ve yeterli gerekçelerin somut olgulara dayandırılarak gösterilmeden, Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan sanığın, yargılamanın hiçbir aşamasında mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunmasının alınması suretiyle CMK’nın 196/4. maddesine muhalefet edilmesi, 3. "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan kurulan hükmün Yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olması ve yargılamanın yenilenmesine konu kamu davasının Yargıtay onama ilamına konu “Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak” suçundan kurulan hükme ilişkin olması hususu gözetildiğinde; gerekçeli karar başlığında, suç adı kısmında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçu ile bu suça ait olan “30.04.2008” suç tarihinin de yazılması, Kanuna aykırı, hükümlü/sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.