İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/23133 Karar: 2025/12440 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/23133 K.2025/12440

3. Ceza Dairesi 2024/23133 E. , 2025/12440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/565 E., 2021/1556 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yargıtay 3. Cez

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/23133 E. , 2025/12440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/565 E., 2021/1556 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yargıtay 3. Cez

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/23133 E. , 2025/12440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/565 E., 2021/1556 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2024 tarihli ve 2022/10297 esas, 2024/9854 karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.12.2024 tarihli ve 11-2021/134125 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu özetle; sanık hakkındaki iddianamenin anlatım kısmında, nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin sevk maddeleri arasında TCK'nın 158. maddesinin üçüncü fıkrasının talep edilmediğine, söz konusu fıkranın dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte ya da suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi olmak üzere yalnızca iki durumda uygulanabileceğine, inceleme konusu dosyada sadece bir sanığın olduğuna ve sanık hakkında ayrıca sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan da kamu davası açıldığı dikkate alındığında TCK'nın 158. maddesinin üçüncü fıkrasının, dolandırıcılık suçunun suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeniyle talep edildiğinin kabul edilmesi gerektiğine, diğer yandan dolandırıcılık suçunun 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereğince terör amacıyla işlenen ve bu nedenle cezasında artırım yapılması gereken suçlar arasında sayılmadığına ve yerel mahkemece sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine ilişkin hükümlere katılan vekilinin itirazlarının mercisince reddine kesin olarak karar verildiğine ve bu nedenle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma imkânının kalmadığına, inceleme konusu dosya bakımından sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat hükmüne yönelik bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin istinaf isteminin reddi kararının temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığının belirlenmesinde TCK'nın 158/1-e ve son maddesinin dikkate alınması gerektiğine, suç tarihinde söz konusu maddede üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası öngörüldüğüne ve CMK'nın 286. maddesinde on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarının temyiz edilemeyeceği hususları nazara alındığında; sanık hakkında yerel mahkemece TCK'nın 158/1-e maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilen dosyada; sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezanın belirlenmesinde TCK'nın 158/3. maddesinin bu sanık yönünden dikkate alınamayacağına ve bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararının temyiz kanun yoluna tabi olmadığına, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf isteminin esastan reddine dair kararına yönelik katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın temyiz isteminin reddine karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından TCK 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK 53/1, 58/9, 158/1.e-son, 158/3, 43/2-1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK 204/1, 53/1, 58/9, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK 53/1, 58/9 maddeleri uyarınca kamu davası açılmışsa da; sadece katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili tarafından kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat kararına yönelik istinaf başvusurunun bölge adliye mahkemesince verilen esastan reddine dair kararın temyiz edildiği, sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine ilişkin hükümlere katılan vekilinin itirazlarının mercisince reddine kesin olarak karar verildiği ve böylelikle sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/3 maddesinin uygulanma ihtimalinin kalmadığı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2024 tarihli ve 2022/10297 esas, 2024/9854 karar sayılı kararının (B) bendindeki onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Hazine ve Maliye Bakanlığının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca itiraznameye uygun olarak REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca ... 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Tek sanık hakkında kamu zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütü üyeliği dava konusu olmuş; Başsavcılık TCK 158/3'ün uygulanamayacağı ve temyiz yolunun kapalı olduğu yönünde olağanüstü itiraz etmiştir.

Hukuki İlke: TCK 158/3 yalnızca suçun üç veya daha fazla kişi tarafından ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesinde uygulanır; terör üyeliği beraatı kesinleşen tek sanıkta 158/3 uygulanamaz, ceza 158/1-e üzerinden belirlenir ve CMK 286/2-g uyarınca temyiz kapanır.

Uygulama Sonucu: itirazın kabulü, önceki onama ilamının kaldırılması ve temyiz reddi

Dava Strateji Notu: 158/3 uygulaması için örgüt veya üç+ failin varlığını somut kanıtlayın; terör beraatı kesinleşirse ceza 158/1-e'ye düşer, katılanın temyiz imkanı ortadan kalkar.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla