İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/2908 Karar: 2024/7606 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/2908 K.2024/7606

3. Ceza Dairesi 2024/2908 E. , 2024/7606 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/1147 E., 2022/950 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükm

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/2908 E. , 2024/7606 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/1147 E., 2022/950 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükm

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/2908 E. , 2024/7606 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/1147 E., 2022/950 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2021/42 Esas, 2021/115 sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2021/1147 Esas, 2022/950 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve her iki sanık yönünden de vekalet ücreti bakımından sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.01.2024 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1- Beraat eden 2 müvekkili için tek vekalet ücreti yerine her bir sanık için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, 2- Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğuna ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Talebinin Kapsamına Göre Vekalet Ücreti İle Sınırlı Olarak Yapılan İncelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.11.2023 tarihli ve 2022/5.MD-119 Esas ve 2023/623 sayılı Kararında belirtildiği üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin vekâlet ücretinin tayininde sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyalarının sayısını esas ve ilke olarak alması, taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmesi, ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı belirlenmesinin ve sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün bulunmaması, avukatlık ücretinin temyiz aşaması da dahil kesin hüküm elde edilinceye kadar yapılan işin karşılığı olması, her ne kadar Tarife'nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında sanık yararına avukatlık ücretine hükmedileceği düzenlenmiş ise de Avukatlık Kanunu'nun 164 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir." ve Tarife'nin 3 üncü maddesindeki "Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti..." şeklindeki düzenlemeler göz önüne alındığında karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğunun kabul edilmesi, yine bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacak olup sanık sayısının tek başına ücretin belirlenmesinde kriter kabul edilmemesi hususları gözetildiğinde, aynı dava dosyasında aynı suçtan yargılanan birden fazla sanığın tek müdafi ile temsil edilmesi ve yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi sebebiyle, müdafi tarafından sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin sanık sayısınca bölünmesi mümkün olmadığından sanıklar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte Avukatlık Kanunu'nun 169 uncu maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3 üncü maddesi uyarınca avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacak şekilde avukatlık ücretinin belirlenmesi gerektiği kabul edilmelidir. Somut olayda; kendisini vekille temsil ettiren ve beraatlerine karar verilen sanıklar Ceyhun ve Fatih lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen vekalet ücretine avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulduğunda bir isabetsizlik bulunmamıştır. B. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının Sanıklar Hakkında Verilen Beraat Kararına Yönelik Temyiz Talebi Bakımından Yapılan İncelemede; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında; Yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2021/1147 Esas, 2022/950 sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla