İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/2922 Karar: 2024/8072 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/2922 K.2024/8072

3. Ceza Dairesi 2024/2922 E. , 2024/8072 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2022/25 E. 2022/1920 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince hükmedilen beraat kararının kaldırılarak ceza verilmesine yer olmadığına dair karar TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdaf

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/2922 E. , 2024/8072 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2022/25 E. 2022/1920 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince hükmedilen beraat kararının kaldırılarak ceza verilmesine yer olmadığına dair karar TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdaf

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/2922 E. , 2024/8072 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2022/25 E. 2022/1920 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince hükmedilen beraat kararının kaldırılarak ceza verilmesine yer olmadığına dair karar TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/216 Esas, 2021/336 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/25 Esas, 2022/1920 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.01.2024 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1- Sanık hakkında CMK 223/2-e maddesi kapsamında beraat kararı verilmesi ve hatalı olan Bölge Adliye Mahkemesi Daire kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiğine, 2- Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın etkin pişmanlık hükmünü içerir eylemi mevcut olmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine, 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/1809 Esas, 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi; örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280). Bu açıklamalar ışığında sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin hiyerarşik yapısına organik bağ kurmak suretiyle dahil olduğuna, eylem ve faaliyetlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik arz eder nitelikte bulunduğuna dair mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak yeterli ve kesin delil bulunmayan sanığın, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/25 Esas, 2022/1920 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca bozma sebeplerine göre ve usul ekonomisi gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla