Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/7738 E. , 2024/11845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1359 E., 2023/64 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/7738 E. , 2024/11845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1359 E., 2023/64 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/159 Esas, 2021/388 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince davanın reddine karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.01.2023 tarihli ve 2021/1359 Esas, 2023/64 sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.03.2024 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; hakkaniyet kıstası gereği kıyas yapılarak sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, sanık hakkında aynı suçlamayla tekrar dava açılması ve mükerrer olarak yargılama yapılması hususunda sanığın hiçbir kusuru olmadığına, sanığın isnat edilen suçlamaya karşı suçsuzluğunu ispat edebilmek ve iyi bir savunma yapabilmek için avukat tutmak kaldığına, bu nedenle de hakkaniyet gereği sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, "...silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurlarını oluşturan eylemlerinin daha önce mahkememizin 2017/321 esas sayılı yargılamasına konu edildiği ve hakkında mahkumiyet kararı verildiği, non bis idem ilkesi uyarınca aynı fiilden dolayı aynı kişi hakkında birden çok dava açılması ve hüküm kurulmasının mümkün olmadığı..." gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık müdafiinin temyiz talebinin kapsamına göre vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Yargılama giderleri 5271 sayılı Kanun'un 324 ila 330 uncu maddeleri arasında düzenlenmiş olup, yargılama giderlerinin kapsamı 325 inci maddedeki düzenleme ile kural olarak, hakkında "cezaya veya güvenlik tedbirine" hükmolunması halinde sanığın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı belirtilmiştir. Anılan Kanunun “beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde gider” başlıklı 327 nci maddesindeki düzenleme ise açıkca anlaşılacağı üzere, yalnızca "beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı" kararları verilmesi halinde yargılama giderlerinin kimden ve ne şekilde tahsil edileceği konusuna ilişkin istisnai bir hükümdür. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168/3 üncü maddesi ile bu maddeye uygun olarak düzenlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasının “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; yargılama giderinin ne olduğunu, kime, hangi hallerde ve ne şekilde yükletileceğine ilişkin kuralın yanında düzenlenen istisnai hükümlerin kıyas yolu ile genişletilmesi mümkün değildir. 5271 sayılı Kanun'un 327 nci maddesi, başlığında hükmü, beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar yönünden istisnai olarak saymış ve sınırlamıştır. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca "Ret" kararı verilmesi halinde 327 nci maddesinin kıyas yolu ile uygulama olanağı da bulunmadığından, kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi olanaklı olmadığından; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.01.2023 tarihli ve 2021/1359 Esas, 2023/64 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.