Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/1493 E. , 2025/28383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1805 E., 2020/638 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/365 E., 2019/246 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : TCK'nın 220/7. maddesi delaletiyle; 314/2, 220/7, 3713 sayılı Ka
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/1493 E. , 2025/28383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1805 E., 2020/638 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/365 E., 2019/246 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : TCK'nın 220/7. maddesi delaletiyle; 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma kararının kaldırılması ile hükmün düzeltilerek onanması İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 07.11.2024 tarihli ve 2022/13814 esas, 2024/13867 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve 3 - 2020/64394 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasına göre yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanığın terör örgütüne yardım etme suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafiinin bu hükme karşı, temyiz talebinde bulunduğu tespit edilmiştir. Yargıtay ilâm içeriğinden ise, sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle, sanık müdafiinin temyiz talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince hükmün bozulduğu görülmüştür. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraznamesi, "... Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın alüminyum demir doğrama işi ile uğraştığı ve....Organize Sanayisinde ekmek dolabı imalatı yaptığı, iş adamı olduğu ve örgütün mütevelli grubunda yer aldığı tespit edilmiştir. Yeri gelmişken FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mütevelli grubunda yer alan mensuplarına değinmek gerekir. Örgütün himmet yoluyla sağladığı gelirler genel olarak mütevelli heyetleri vasıtası ile toplanmıştır. Örgütün sohbet gruplarında yer alan kişilerden sohbet toplantılarına düzenli olarak katılıp, verilen görevleri yerine getiren, örgütün verdiği talimatlara sorgulamaksızın itaat eden ve maddi gücü yerinde olan kimseler seçilerek mütevelli heyeti üyesi yapılmıştır. Mütevelli olan kişiler örgütün maddi gücünü oluşturduğundan, mütevelli grupları sayesinde toplanan büyük paralar ile fonlanan örgüt evleri aracılığıyla maddi gücü zayıf olan kişiler örgütün ağına düşürülmüştür. Sohbet gruplarında zekat, burs, kurban ve himmet adı altında paralar toplanmışken; mütevelli heyeti üyesi kişiler ayrıca bir ışık evinin maddi ihtiyaçlarından sorumlu tutulmuştur. Mütevelliler topladıkları paraları sohbet hocasının yanında getirdiği muhasebecilere vermiştir. Örgütün mali kayıtlarını bu muhasebeciler tutmuştur. İl imamının da bir muhasebecisi mevcut olup, il genelinde mali kayıtlar tutulmuştur. Mütevellide yer alanlar arasından her üç mütevelli heyetinden bir mali heyet teşekkül edecek şekilde isimler seçilmiştir. Mali heyetler yurt dışında bulunan örgüte ait yurt ve okulların yapımı için ihtiyaç duyulan paranın, hangi mütevelli heyetinden ne kadar toplanacağına da karar vermiştir. Mali heyet toplantıları dünyanın her yerinde salı günleri sabah namazından sonra gerçekleştirilmiş ve bu toplantılara mütevelli heyet sohbet hocaları da katılmıştır. İlçe imamlarının sorumluluğu altında bulunan mütevelli heyetlerinin üstünde, il imamlarının sorumluluğundaki il mütevelli heyeti yer almaktadır. İl genelinde ne kadar para toplanacağına ise, ilin bağlı bulunduğu bölgenin toplantısında karar verilmiştir. Burada alınan kararlar mütevelli heyet toplantısı adı altında yılda bir kez düzenlenen gizli toplantıda mensuplara aktarılmıştır. Kişilerden alınan himmet vaadi nakit, çek yahut senet karşılığı olarak tahsil edilmiş; çek ve senetlerin ödenememesi halinde, icra yoluna başvurulmuştur. İl imamının koordinesinde yılda en az bir kez mütevelli heyeti üyelerinin katılımı ile kamp düzenlenmiştir. Kamplar esnasında dini duygular istismar edilerek himmet, zekat, kurban ve öğrenci bursu adı altında toplanan paraların artırılması sağlanmış ve toplanan paraların karşılığının "cennet" ile mükafatlandırılmak olacağı vurgulanmıştır. Mütevelli heyeti mensupları, iş adamlarının kurduğu sivil toplum kuruluşlarına üye yapılmış ve kimin hangi STK'ya üye olacağı sohbet abisi tarafından belirlenmiştir. FETÖ/PDY silahlı terör örgütü, mensubu olan mütevelliler aracılığıyla bu kuruluşların başkan ve üye seçimlerinde söz sahibi olmayı, böylelikle de meşru ve seçilmiş hükümete karşı baskı kurmayı hedeflemiştir. Mütevelli grubunun FETÖ/PDY silahlı terör örgütü açısından önemi bu şekilde özetlendikten sonra somut olaya gelindiğinde; Tanık ...'in beyanlarında; "...Ben İzmir ... ilçesinde.... olarak bilinen dernekte 2010 yılı sonu 2011 yılı başında sekreter olarak çalışmaya başlamıştım. 20 14... . ayın sonunda Menemen'den ayrıldım. Örgüt beni .... .... Bölgesi diye tabir ettikleri bölgeye gönderdi. Mütevelli heyetinin imamı mahiyetinde oraya gönderildim. ...'i de burada tanıdım. O da .... mütevelliydi.... Organize Sanayi Bölgesinde ekmek dolaplarının imalatını yapıyorlardı. ..., .... ve ... isimli kardeşleriyle ortaktı, bunlar üçü ortak olarak terör örgütüne bir miktar himmet verirlerdi. 3-4 bin lira civarı olduğunu hatırlıyorum. Haftada bir gün bizim üst olarak tabir ettiğimiz abilerden aldığımız gündemleri mütevelli olarak belirttiğim kişilere haftada bir gün toplantı yaparak iletiyordum. ... de o toplantılara geliyordu. Ayriyeten bir de sohbet grubu vardı." şeklinde beyanda bulunduğu, Tanık ...'nın beyanlarında; "...Sormuş olduğunuz ... isimli şahsı tanırım, ....ve İş Adamları Derneğinde 20 10... arasında ben Genel Sekreter Yardımcısı olarak çalıştım, ...'i buradan tanırım, ... 2012 yılında derneğin yönetim kuruluna girmişti, örgütün .... diye büyük bir bölgesi vardı, onun içinde de küçük bölgeler vardı, ... mütevelli heyetindeydi, örgütün imamları örgüte yardım topluyorlardı, ... de söylediğim gibi mütevelli heyetindeydi, örgütün imamlarına yardımdı bulunuyordu, bu dernek bildiğim kadarıyla tamamen örgütün mütevelli heyetinden oluşuyordu, ben ...'in örgüte bizzat yardım ettiğini görmedim, bu dernekte çalışan statüsündeydim, biz aidat toplardık, ancak söylediğim gibi bu dernek tamamen örgütün himayesinde bir dernekti, dernek yöneticileri de örgütün mütevelli heyetinden oluşuyordu, örgütün mütevelli heyetinde bulunan kimseler haricinde derneğin yönetiminde başka kimse yer alamazdı, bu dernek Şubat 2016 tarihinde faaliyetlerine son vermişti." şeklinde beyanda bulunduğu, Gizli tanık .... beyanlarında; "...Kendisi, eşi ve annesi olmak üzere tüm ailesi .... cemaatinin içerisindeydiler. Sanığın mütevelli olduğunu biliyorum. Bende bu örgüt içerisinde görevliydim. Kendisi....Santral Bölgesinde mütevelliydi. Kendisi en önde koşan abilerden olarak bilinirdi. Kendisi örgüte himmet veriyordu. Sanığın eşinden de himmet topladığını da duymuştum." şeklinde beyanda bulunduğu, Ayrıca, sanığın isminin bir dönem .... ve .... imamlığı yapan ...'in Bylock yazışmalarında geçtiği ve anılan Bylock yazışmasında .... Bölgesinin 10 kişilik mütevelli heyeti listesinde sanığın da isminin bulunduğunun tespit edildiği, Yine, sanığın örgütün 1. çağrısından sonra .....da 29.01.2014 tarihinde 148.500 TL tutarında katılım hesabı açtığı anlaşılmakla, ayrıntıları verilen tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere 2016 yılı da dahil olmak üzere örgütün mütevelli grubunda yer alan sanığın bu şekilde gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen bu eylemlerinin, örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği anlaşılmıştır. Ancak; çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri nedeniyle sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm kurulması gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından delillerin hatalı değerlendirilmesi suretiyle suç vasfında yanılgıya düşülmesi konusunda, TCK'nın 314. maddesinin üçüncü fıkrası ve 220. maddesinin yedinci fıkrasındaki atfın niteliği gereği ve aleyhe temyiz olmadığından, bu hususun belirlenmesi ile yetinilmiştir. Bu kapsamda, aleyhe temyiz istemi bulunmayan sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan mahkumiyetine dair hükmün birinci fıkrasında temel cezanın "5237 sayılı TCK'nın 314/3. ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK'nın 314/2. maddesi" olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesinin hatalı şekilde "TCK'nın 220/7. maddesi yollamasıyla 314/2. maddesi" olarak gösterilmesi nedeniyle bu hususun düzelterek onanması düşünüldüğünden, Yüksek Dairenizin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir" denilmek suretiyle bozma ilamının kaldırılmasına ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinde; “Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir” hükmü yer almaktadır. Dairemizin 07.11.2024 tarihinde verdiği karar üzerine dosya 27.12.2024 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği UYAP kayıtlarından anlaşılmıştır. İtiraz konusu talebin sanık hakkında dairemizce bozulmasına yönelik verilen karara ilişkin olması, CMK'nın 308/1. maddesi gereğince sanık lehine itirazda süre bulunmamasına karşın, sanık aleyhine yapılacak itiraz başvurularında 30 günlük itiraz süresinin bulunması ve somut olayda ise 10.02.2025 tarihinde itiraz edildiğinden 30 günlük sürenin geçmiş olması karşısında; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının süresinde yapılmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 07.11.2024 tarihli ve 2022/13814 esas, 2024/13867 karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde karar verildi.