İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2025/162 Karar: 2025/7618 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/162 K.2025/7618

3. Ceza Dairesi 2025/162 E. , 2025/7618 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; İLK DERECE MAHKEMESİ : Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/403 E., 2024/63 K. SUÇLAR : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, cebir tehdit yolu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ö

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2025/162 E. , 2025/7618 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; İLK DERECE MAHKEMESİ : Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/403 E., 2024/63 K. SUÇLAR : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, cebir tehdit yolu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ö

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2025/162 E. , 2025/7618 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; İLK DERECE MAHKEMESİ : Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/403 E., 2024/63 K. SUÇLAR : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, cebir tehdit yolu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme HÜKÜM : 1-TCK’nın 302/1 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 2-TCK’nın 174/1-2, 3713 sayılı Kanun'un 5/2, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 52/2-3-4 ve 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 3-TCK’nın 302/2 delaletiyle 82/1-g ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 35, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, 4-Cebir tehdit yolu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat, kararları TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Onama Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A- Sanık hakkında cebir tehdit yolu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 06.02.2024 tarihinde İlk Derece Mahkemesinde Cumhuriyet savcısının katılımıyla yapılan duruşma sonunda tefhim edilen hüküm, 13.02.2024 tarihinde Cumhuriyet savcısınca 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesi uyarınca müddeti muhafaza dilekçesi verilmek suretiyle 15 günlük temyiz süresi içerisinde sebep belirtilmeksizin temyiz edilmiş ise de, gerekçeli kararın 05.03.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, 26.04.2024 tarihli ayrıntılı temyiz dilekçesinin 5271 sayılı CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süreden sonra verildiği anlaşılmakla temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, Diğer suçlar yönünden temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; B- Sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Somut olayda; tanık beyanları ve diğer deliller kapsamında PKK/KCK silahlı terör örgütünün gençlik yapılanmasında olduğu kabul edilen sanığın Silopi ilçesinde kazılan hendeklerin, kurulan barikatların, döşenen patlayıcıların bulunduğu ve kolluk kuvvetleri ile yer yer çatışmaların yaşandığı mahalde; hendek kazan ve barikat kuran, bu hendek ve barikatların başında uzun namlulu silahla nöbet tutan, yer yer güvenlik güçleriyle çatışmaya giren sanığın eylemlerinin vahamet arz eden nitelikte bulunduğu ve TCK'nın 302. maddesinde yazılı Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmediğinden; Yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğunun belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, C- Sanık hakkında kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; a) Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; Sanığın tüm dosya kapsamına göre kolluk kuvvetleri ile silahlı çatışmaya girdiğinin belirlenmesi karşısında; somut olayın dış dünyaya yansıyan sonuçları itibariyle sanığın tam olarak kaç kişiye karşı çatışmaya girdiğinin her türlü şüpheden uzak kesin şekilde ortaya konulamaması nedeniyle sanık hakkında asgari bir kez 5237 sayılı TCK'nın 82/1-g bendinde düzenlenen kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemekle; 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi ile uygulama yapılırken, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir durum olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde 15 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini, b) Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçu yönünden; Sanığın TCK'nın 174. maddesi kapsamındaki bir tehlikeli maddeyi bulundurmak yahut kullanmak suretiyle atılı suçu işlediğine dair savunmalarının aksini ispat edecek şekilde somut, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Bozma sebebi, mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında sanığın tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/4 maddesi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla