KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2025/1941 E., 2025/14959 K.
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/1029 E., 2024/1051 K
- İlk derece mahkemesi
- Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/317 E., 2024/391 K
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı
Karar Detayı
326 kelime·2 dk okuma
Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 51 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle. Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü. Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tevilli ikrara yönelik beyanlarından anlaşıldığı üzere; ...
Suriye Ordusuna katıldığını söylemiş olsa da DAEŞ silahlı örgütüne katılmış olduğu el konulan telefonundan ve eşinin teslim ettiği CD'den elde edilen fotoğraf ve videolardan DAEŞ bayrağı önünde kamuflajlı ve uzun namlulu silahla nöbet tuttuğu anlaşılan, çatışmaya karışmadığını savunmuşsa da tanık olarak ifadesine başvurulan eşinin beyanlarından sanığın vücut yaralanmalarının çatışma eseri olduğunu kendisine anlattığına dair anlatımlar bulunan,
böylelikle örgütün eylemlerine katılmış olan sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına girerek örgüt üyeliği suçunu işlediği kabul edilen ilk derece mahkemesi hükmünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;