İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2025/2068 Karar: 2026/9114 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/2068 K.2026/9114

3. Ceza Dairesi 2025/2068 E. , 2026/9114 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2019 tarihli, 2019/32 esas, 2019/154 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.09.2020 tarihli, 2019/1453 esas, 2020/1532 sayılı kararı

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2025/2068 E. , 2026/9114 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2019 tarihli, 2019/32 esas, 2019/154 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.09.2020 tarihli, 2019/1453 esas, 2020/1532 sayılı kararı

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2025/2068 E. , 2026/9114 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2019 tarihli, 2019/32 esas, 2019/154 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.09.2020 tarihli, 2019/1453 esas, 2020/1532 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaleti ile 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62... . maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.11.2024 tarih, 2022/16015 esas, 2024/14659 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.02.2025 tarihli ve 3 - 2020/92912 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: I- İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.02.2025 tarihli ve 3 - 2020/92912 sayılı yazısında: "Dosya kapsamına göre; Örgütün ilk çağrısı öncesinde ...'da katılım hesabı bulunmayan sanığın, örgütün birinci çağrısına uyumlu şekilde 06.01.2014 tarihinde 35.000,00 TL, 03.02.2014 tarihinde 4.650,00 TL, ve 07.02.2014 tarihinde 11.000,00 TL, örgütün ikinci çağrısına uyumlu şekilde 25.09.2014 tarihinde 3.000,00 TL, örgütün üçüncü çağrısına uyumlu şekilde 04.02.2015 tarihinde 17.000,00 TL ve 3.000,00 TL yatırarak katılım hesapları açması şeklinde sübut bulan eylemlerini, örgütün talimatlarına uyarak gerçekleştirdiği konusunda şüphe bulunmadığı ve rutin bankacılık faaliyetleri olarak değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun düşmediği anlaşılmakla, sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- İtirazımızın KABULÜ ile, 2- Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.11.2024 tarihli ve 2022/16015 esas, 2024/14659 sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASI, 3- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.09.2020 tarihli ve 2019/14 53... /1532 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik verdiği istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının ONANMASI, 4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." denilmek suretiyle Daire kararının kaldırılması ile hükmün onanmasına ilişkindir. II- GEREKÇE: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadığı kabul edilen sanığın, oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına yansıyan eylemleri, ...'da bulunan paraların çekilmesi talimatına uymaması ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra parasının bir kısmını hesabında tutması göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, örgütün nihai amacını bildiğine veya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III- KARAR: 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarih, 2022/16015 esas, 2024/14659 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkûm edilen ve istinaf başvurusu Erzurum BAM 2. Ceza Dairesince esastan reddedilen sanık hakkındaki hükmü Yargıtay 3. Ceza Dairesi 20.11.2024 tarihli kararıyla bozmuş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın örgütün çağrılarıyla uyumlu tarihlerde bankaya toplam yüksek meblağlar yatırarak katılım hesapları açmasının rutin bankacılık sayılamayacağını ileri sürerek CMK 308 uyarınca bozmaya itiraz etmiştir. Daire itirazı yeniden incelemiştir.

Hukuki İlke: Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayan kişinin bankacılık işlemlerinin terör örgütüne yardım suçu sayılabilmesi için, failin örgütün nihai amacını bildiğine veya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda yardım kastıyla hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunması gerekir; sanığın paraların çekilmesi talimatına uymaması ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra parasının bir kısmını hesabında tutması gibi olgular karşısında mevcut şüphe sanık lehine değerlendirilir.

Uygulama Sonucu: Daire, yardım kastını gösteren kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle Başsavcılık itirazını oy birliğiyle reddetmiş ve dosyayı CMK 308/3 uyarınca itirazı incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere tevdi etmiştir.

Dava Strateji Notu: Katılım hesabı açma ve para yatırma temelli terör yardımı isnadında savunmanın omurgası kast eksikliğidir: müvekkilin sonraki para çekme talimatlarına uymadığı ve TMSF devri sonrasında parasını hesapta tuttuğu banka kayıtlarıyla ortaya konursa, bu davranış örgüt talimatıyla hareket edilmediğinin güçlü göstergesi olarak bozma ve itiraz aşamalarında sonuç almaktadır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla