Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/2162 E. , 2025/19290 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2018/204 E., 2019/628 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63/1 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan re
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/2162 E. , 2025/19290 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2018/204 E., 2019/628 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63/1 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I. İTİRAZIN KONUSU “Silahlı terör örgütüne üye olma ” suçundan sanık ...'in mahkumiyetine dair Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli 2017/602 esas, 2018/81 sayılı kararının sanık müdafii tarafından İstinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 21. Ceza Dairesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2018/204 Esas, 2019/628 sayılı kararı ile İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine dair karar verildiği, anılan hükmün de sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2025 gün ve 2019/135418 sayılı tebliğnamesiyle hükmün onanması talep edilmiştir. Yargıtay 3.Ceza Dairesinin 07.10.2024 gün ve 2022/3801 - 2024/11435 sayılı kararıyla, “Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2018/204 Esas, 2019/628 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMÜN ONANMASINA" 07.10.2024 tarihinde” oy birliği ile karar verilmiştir. Aşağıda yer verilen nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca sanık lehine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerekmiştir. II. İTİRAZ NEDENLERİ ByLock kullanıcısının somut olay bakımından belirleyici delil niteliğinde olduğu somut olayda; Sanığın kendi adına kayıtlı olup kullandığı telefonu, 2014 yılından itibaren avukatlık ofisinde diğer çalışanlar bakımından ortak kullanım için bıraktığını beyan ettiği ... numaralı ADSL aboneliği üzerinden tespit edilen ... ID numaralı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının incelenmesinde; kullanıcı adının "..." şeklinde olduğu, aynı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının şifre bölümünün "...." şeklinde olduğu, adı bölümünün "..., yazışma/mail durumunun pasif bulunduğu, ayrıca aynı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında gerçek kullanıcıyı ekleyen şahıslarda sanığın ismini ya da özelliklerini belirten herhangi bir ibarenin bulunmaması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı içeriğine göre ByLock hesabının sahibi olduğuna dair yukarıda izah edilen ADSL abonelik bilgisi haricinde her türlü şüpheden uzak- kesin bir tespit yapılamayan sanığın savunması ile maddi gerçeğin şüpheye yer vermeyecek biçimde tespit edilmesi ve söz konusu ID'nin kullanıcısının sanık olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin bir şekilde ortaya konulabilmesi ve örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; I. ByLock'un kullanıldığı tarihte sanığa ait avukatlık ofisinde çalışan şahısların tespiti ile, söz konusu şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunması halinde sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, söz konusu şahısların tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, tespiti yapılan şahıslara ait bylock bulunup-bulunmadığının araştırılarak, bulunması halinde ByLock içeriklerinde sanıkla alakalı bilgi ve mesaj içeriklerinin dosya arasına alınıp, suça konu ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının kime ait olduğunun somutlaştırılması gerekirken, II. Ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca beyan yahut delilin mevcut olup olmadığının saptanması, var ise beyanda bulunan diğer şahısların da mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, Savunma tarafından verilen 11.08.2017 tarihli dilekçenin 52. sahifesinde olay tarihi itibariyle "..ofiste SGK kayıtlı olarak çalışmakta olan katip ... ile sekreter ... dahil 4 şahsın dinlenmesi" talep edilmesine, mahkemece talep hususunda 07.11.2017 tarihli bir sonraki duruşmasının 14 nolu ara kararı ile " ....dilekçesinde belirttiği tanıkları duruşmada hazır halinde dinlenmesine" şeklinde karar verilmesine karşılık, daha sonraki duruşmada ve hükümde söz konusu tanıkların hazır edilip / edilmediği, tanıkların dinlenmesinden vazgeçilip-geçilmediği hususlarında herhangi bir karar verilmeden eksik inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırılık oluşturmaktadır. İzah edilen sebeplerle Yüksek Daire kararına karşı sanık ... lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. III. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya getirtilmesi, temyiz aşamasında gelen yazışmalarda sanığın adının geçtiği, ... ID numaralı kişinin içerik inceleme tutanağının CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunması, Ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından sanık hakkında başkaca bir beyan bulunup bulunmadığının sorgulanması, var ise aşama beyanlarının getirtilmesi, mümkün olması halinde usulüne uygun bir şekilde tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olan tanık... 'in doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafii huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 180/1 ve 181/1 inci maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde 5271 sayılı Kanun'un 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, IV. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07/10/2024 tarihli ve 2022/3801 Esas, 2024/11435 Karar sayılı kararı sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi 21/11/2019 gün ve 2018/204 esas, 2019/628 karar sayılı ilamının sanık müdafilerinin temyiz talepleri doğrultusunda yapılan incelenmesinde; Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.