Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/2653 E. , 2025/28586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1127 E., 2020/838 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/285 E., 2019/74 K. HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZA KONU KA
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/2653 E. , 2025/28586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1127 E., 2020/838 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/285 E., 2019/74 K. HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 05.12.2024 tarih ve 2022/18044-2024/16986 sayılı bozma ilamı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma kararının kaldırılması ile hükmün onanması Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2022/18044 esas, 2024/16986 karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.03.2025 tarihli ve KD-2020/105803 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Dosya kapsamına göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı ve irtibatlı olması nedeniyle kapatılan .... .... Sendikasına üye olması, ".... Medya" açıklamasıyla ödemelerde bulunması ve örgütle irtibatlı olduğuna tanık anlatımı gözetildiğinde, silahlı terör örgütü ile sempati düzeyinde bağlantı kurduğu anlaşılan sanığın, ...'da 13.10.2010 tarihinde açtığı hesabında 2013 yılı Aralık ayında bakiye bulunmazken, örgütün birinci çağrısıyla uyumlu şekilde 21.01.2014 tarihinde 1.000 TL, 27.01.2014 tarihinde 126.000 TL, 18/04/2014 tarihinde 19.179 Dolar, örgütün ikinci çağrısıyla uyumlu şekilde 02.09.2014 tarihinde 900 TL, örgütün üçüncü çağrısıyla uyumlu şekilde 04.02.2015 tarihinde 2.400 TL para yatırarak katılım hesapları açması şeklinde sübut bulan eylemlerini, örgütün talimatlarına uyarak gerçekleştirdiği konusunda şüphe bulunmadığı ve rutin bankacılık faaliyetleri olarak değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun düşmediği anlaşılmakla, sanığın silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Dairemizin 05.12.2024 tarihli ve 2022/18044 esas, 2024/16986 karar sayılı ilamının kaldırılarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçundan mahkumiyetine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmün onanmasına karar verilmesine ilişkindir. II. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadığı kabul edilen sanığın, oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına yansıyan eylemleri göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, örgütün nihai amacını bildiğine veya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 05.12.2024 tarihli ve 2022/18044 esas, 2024/16986 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine dair kararına tarafımızca iştirak edilmemiş olup itirazın yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İncelenen dosya kapsamında, sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf "sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yardım suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. Maddedeki suçun oluşması için genel kast yeterli olup, failin iç dünyasını ilgilendiren özel bir saik aranmaz. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım faaliyeti bir kez gerçekleşebileceği gibi birden fazla da gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kriminalize olup gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonraki bir tarihte örgüte finansal destek sağladığı konusunda kuşku bulunmayan ... .... Bankasına BDDK tarafından el konulmasının önüne geçmek amacıyla örgüt içerisinde bankanın mali yapısının hem parasal büyüklük hem de mudi sayısının artırılması amacıyla örgüt liderinin sözde vaazlarında sıklıkla söylediği, açık kaynaklarda ve örgüt içi gizli haberleşme içeriklerinde ...'ya sahip çıkılması konusunda telkinlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda ByLock yazışmalarında özellikle örgüt liderinden gelen mesajları örgüt üyelerine aktaran bir mesaj içeriğinde bir "il eğitim danışmanı" nın ByLock grubundaki kişilere gönderdiği mesajda; "....Kırıkkale'de işçi abilerle bir salondayız. H.E. Sohbet ediyor. Sinevizyonda yeşil bir listede ...'ya ve zor zamanda hizmetlere sahip çıkanların ismi var... İşte bunlar cennetlik liste diyor.. Bir de kırmızı liste vardı, bunlar da süreçte ayrılanlar. H.E. Bunlar üzerine sohbet etti. ..... Sohbetin sonunda sorusu olan var mı diye sordu. .... bu soruyu bekliyordum dedi... Bu sorunun cevabını yan odada davanın sahibi var, O (S.A.V.) versin dedi. Yan odadan Efendimiz'in (......) sesi duyuldu: "Dışarıdakiler içeridekilerle aynı seviyeye gelene kadar devam edecek" dedi... " şeklinde söylediği, Bu kapsamda, örgütün en önemli finans kaynaklarından olan ...'ya devletin el koymasının önüne geçmek için önce Banka ...'ya para yatırılması, el koymanın önüne geçilemeyince de 29.05.2015 günü BDDK'nın el koymasının yani devletin kontrolüne geçmesinden sonra ise iflas ettirilmesi için para çekme-hesap kapatmaya ilişkin talimatların yerine getirilmesinin öneminin vurgulandığı, bu kapsamda rutin bankacılık faaliyetleri dışında örgütten gelen talimatlara uyarak para yatırıp çeken yada mudi sayısı yönünden hesap açıp kapatan kişilerin eylemlerinin yukarıda belirtilen şekilde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım suçunu oluşturacağının kabulü gerekir. Somut olaya gelince; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna yönelik tam olarak şüpheleri ortadan kaldıracak kanaat edinilemeyen sanığın, örgüt liderinin talimatına uyacak şekilde mutad dışı, örgüte bağlı ... Katılım Bankasına (...) para yatırması ve katılım hesapları açması şeklindeki eyleminin bu güne kadar Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarında da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine" karar verilmesi yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.