Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/2724 E. , 2025/15652 K. "İçtihat Metni" İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay 3. Ceza Dairesi SAYISI: 2022/17568 E., 2024/17568 K. İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/2043 E., 2020/1806 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/727 E.,
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/2724 E. , 2025/15652 K. "İçtihat Metni" İTİRAZA KONU KARAR: Yargıtay 3. Ceza Dairesi SAYISI: 2022/17568 E., 2024/17568 K. İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/2043 E., 2020/1806 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/727 E., 2019/316 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraate dair ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, 3713 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin 1. cümlesi, 2. Cümlesi, 62/1, 53/1-2-3, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.04.2024 tarih ve 2022/17568 esas, 2024/17568 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2025 tarihli ve KD- 2024/36047 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2025 tarihli ve KD- 2024/36047 sayılı itirazı; "1- İtiraz konu uyuşmazlık; suç tarihinin 08.10.2014 mü yoksa 28.02.2019 tarihi mi olarak kabul edilmesi gerekeceğine ilişkin olup, 28.02.2019 tarihinin belirlenmesi halinde ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması gerekçesinin yasal ve yeterli olup olmadığına ilişkindir. 2- İlk derece mahkemesince suç tarihi olarak 08.10.2014 gününü kabul edilerek yapılan yargılama sonucu beraat kararı verildiği, bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılamada, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında Facebook üzerinden yapılan suça konu paylaşımın tutanak tarihine kadar silinmediği ve eylemin devam ettiği bu nedenle suç tarihini 28.02.2019 olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinin talep edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından ilam başlığında suç tarihi mütalaya uygun olarak 28.02.2019 olarak gösterilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine Yüksek Dairece yapılan incelemede ilam başlığında suç tarihi 28.02.2019 olarak kabul edilerek hüküm onanmıştır. Sanığa atılı suç ani bir suç olup niteliği gereği paylaşımın yapıldığı tarihin suç tarihi olarak kabul edilmesi gerekecektir. Nitekim Yüksek Dairenizin 08.03.2923 tarih ve 2021/15405 E., 2023/1094 K. ile 22.03.2023 tarih ve 2021/15442 E., 2023/1495 K. sayılı kararlarında da bu sonuca ulaşılmıştır. Buna göre de suç tarihi itibarıyla yasal engel hali bulunmayan sanık hakkında tayin olunan sonuç ceza da nazara alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin subjektif uygulama koşullarının değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken 28.02.2019 tarihinin suç tarihi olarak kabul edilerek yasal engel bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir." Talebine ilişkindir. II. GEREKÇE İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 26/09/2024 tarih 2019/2043 Esas, 2020/1806 sayılı Ek kararı ile "suç tarihinin "28.02.2019" olarak yazıldığı, ancak dosyanın incelenmesinden suç tarihinin suça konu propaganda içerikli paylaşımın sosyal medya adresinden paylaşılma tarihi olan "08.10.2014" tarihi olduğu anlaşılmış olup, yapılan hatanın yeniden yargılamayı gerektirmeyen yazımdan kaynaklı maddi hata olduğu anlaşıldığından, ilgili hükümdeki suç tarihinin tavzihen düzeltilmesine" karar verildiği anlaşılmakla; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 06.03.2024 tarih 2020/(kapatılan) 16-252 esas, 2024/112 sayılı kararında açıklandığı üzere, Mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden, maddi ceza hukukuna ilişkin doğurduğu sonuçlar itibarıyla da karma bir özelliğe sahip olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması hâlinde, açıklanması geri bırakılan hükmü ortadan kaldırarak, kamu davasının CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca düşmesi sonucunu doğurması, bu niteliğiyle sanık ve Devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturması ve 5271 sayılı CMK'nın 231. Maddesinin 8. fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile eklenen 2. cümle "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki düzenlemenin de sanık aleyhine sonuçlar doğurması hususları bir bütün olarak dikkate alındığında; sanığın adli sicil kaydında yer alan Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesince 20.03.2018 tarih ve 2014/538 esas, 2018/382 sayılı kararı ile hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiği ve itiraz edilmeden 12.06.2018 tarihinde kesinleştiği, itiraza konu suç tarihinin 08.10.2014, karar tarihinin 11.11.2020 olduğu anlaşılmakla, her ne kadar suç tarihi eski olsa da karar tarihinde başka bir suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde kişi hakkında, kanıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemeyeceğine dair 5271 sayılı CMK'nın 231/8-2.c. maddesi uyarınca sanık hakkında suç tarihinden sonra olmakla birlikte daha önce verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde başka bir suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.04.2024 tarih ve 2022/17568 esas, 2024/17568 sayılı ONAMA kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.