Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/3503 E. , 2025/25316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2025 tarihli ve 2023/25985 esas, 2025/1803 sayılı kararına karşı Y
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/3503 E. , 2025/25316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2025 tarihli ve 2023/25985 esas, 2025/1803 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2025 tarihli ve 3- 2022/108160 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu ''tarih, yer ve zaman bilgisi içeren, ayrıntılı somut olgulardan bahseden ve örgüt yapılanması itibarıyla diğer delillerle uyuşan tanık ... A'nın beyanına göre; sanığın, örgüte ait dershanelerden örgüt evlerine ders çalışmak için yönlendirilen ortaokul öğrencilerini askeri liselere yönlendirdiği, ev abisi de olduğu örgüt evinde askeri okul sınavına yönelik ders çalıştırmanın yanında örgüt liderine ait kitaplar okutmak suretiyle örgüt propagandası yaptığı, askeri okul sürecinde de bağlantıyı kesmeyip yüzyüze görüşme sağladığı ve 4 yıllık okuldan mezuniyet sonrası muvazzaf asker olduktan sonra da başka bir ildeki görev yerine gelerek 2 kez yüz yüze görüştükten sonra mahrem yapılanmanın muvazzaf askerlerden sorumlu olan mahrem üyesine/imama devrettiği, bu haliyle, asker olan tanığı ortaokul çağından muvazzaf olduğu dönem dahil uzun süreli fasılalara rağmen örgüt yapılanma ve stratejisine uygun şekilde ısrarla takip ettikten sonra bir diğer mahrem imama devretmek şeklindeki eylemleri itibarıyla, FETÖ PDY sözlüğünde; “Örgütün geziciler yapılanması hiyerarşisinde bulunan bütün kişileri niteleyen bir tabirdir. Gezici olarak adlandırılan örgüt mensuplarının temel görevi, mahrem alan ile sivil alanın koordinasyonunu sağlamaktır. FETÖ içinde askeri okulları ve polis okullarını kazanan ve bu okullarda öğrenimine devam eden öğrencilerin takibini yapan örgüt mensubudur.” ve “Geziciler yapılanması, örgütün mahrem yapılanmaları içerisinde en kritik ve en önemli yapılanmaların başında gelmektedir. Bu yapılanmayı “Örgütün Çimentosu” olarak nitelemek yerinde olacaktır. Çünkü bu yapılanma, mahrem yapılanmalar ile bölge yapılanmalarını birbirine bağlamaktadır” şeklinde tanımlanan örgütün mahrem yapılanmasındaki “gezici” adı verilen görevi yaptığı anlaşılan ve bu nedenle örgütün nihai amacını bildiğinde kuşku bulunmayan sanığın, zaman sınırlaması olmasızın örgütsel faaliyetlerinden sorumlu olması karşısında, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, kararda sadece “arama”, “görüşme” olarak kayda geçen bahse konu faaliyetlerinden ve faaliyetlerin niteliğinden bahsedilmeksizin, tanığın bir tek sanığın ev abiliği yaptığına dair beyanının değerlendirmeye alınmak suretiyle “ev abiliği” faaliyetinin de 2014 yılı öncesine ilişkin olduğundan ve örgütsel saikle hareket ettiğine ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığından bahisle delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiştir." şeklindeki gerekçe ile onama ilamının kaldırılmasına ve sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmünün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın 931605 müşteri numarası ile ... Katılım Bankası'nda 27.06.2006 tarihinde hesap açtırdığı, 20 14... yılları içerisinde hesaba para yatırma ve hesaptan para çekme şeklinde bir çok işlemin bulunduğunun görüldüğü, bankaya TMSF tarafından el konulmasından sonra da sanığın hesap hareketlerine devam ettiği, sanığın hesap hareketleri ile 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde sanığın hesap hareketlerinin bankayı fonlama amacı taşımayıp, olağan bankacılık düzeyinde kaldığı, sanık hakkında ihbar yapan ve tanık olarak beyanı alınan ...'ın sanığın örgüt aidiyetine ilişkin bilgi ve görgüsünün bulunmadığı, yine diğer tanık ...'in beyanlarının ise 1997-2004 yılları arasına ilişkin olduğu ve örgütün nihai amacının kamuoyunca bilinebilir hale geldiği dönemden öncesine dayandığı, sanığın eylemlerinin örgütün kriminalize olduğu dönem sonrasında devam ettiğine ilişkin herhangi bir tespitin yapılamadığı ve sanığın savunmalarının aksini kanıtlayan mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediği anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 20.01.2025 tarihli ve 2023/25985 esas, 2025/1803 sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.