Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/3604 E. , 2025/19293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/519 E., 2018/2496 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat kararının kaldırılarak; TCK’nın 324/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63/1. maddeler
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/3604 E. , 2025/19293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/519 E., 2018/2496 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat kararının kaldırılarak; TCK’nın 324/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I.İTİRAZIN KONUSU Sanık ... hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16.01.2017 gün ve 2017/796 Esas sayılı iddianame ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda 28.12.2017 tarih ve 2017/46 Esas, 2017/805 sayılı karar ile sanığın müsnet suçtan CMK'nın 223/2.e maddesi gereğince beraatine hükmedilmiş, hükmün o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi sonucunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 28.11.2018 gün ve 2018/519 esas, 2018/2496 karar sayılı ilamı ile yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat hükmü CMK'nın 280/2 maddesine göre kaldırılarak sanık hakkında TCK'nın 314/2, 3713 SK'nın 5/1, TCK'nın 62 maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından 22.09.2021 tarihinde 2019/10471 sayı ile düzenlenen tebliğname ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının onanması talep edilmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.12.2022 tarih ve 2021/15576 esas, 2022/10173 sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Sanık ... müdafii Av. ... 18.03.2025 tarihli dilekçesi üzerine dosyanın yapılan incelemesinde, aşağıda yer verilen nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca sanık lehine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerekmiştir. II.İTİRAZ NEDENLERİ 1- İtiraz konusu; sanık ... hakkında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak beraat hükmünün ortadan kaldırılıp mahkumiyet hükmü kurulması esnasında müdafiinin hem ilk celsede hem de karar celsesi olan 2. celsede hazır bulundurulmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığına ilişkindir. 2- Zorunlu müdafiliğe ilişkin hükümler CMK’nın 150 ve 151. maddelerinde düzenlenmiş olup konu ile ilgili kısmı, “CMK 150 : Müdafiin görevlendirilmesi Madde 150 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/21 md.) (1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır... ” şeklindedir. Sanık hakkında tatbik edilen TCK'nın 314/2 maddesinde düzenlenen suçun cezasının alt sınırı 5 yılın altında ise de; CGK'nın 17.02.2009 tarih, 2008/1-172 esas ve 2009/26 karar sayılı içtihadında da açıkça belirtildiği üzere; Türk yasa koyucusu belli başlı/sınırlı hallerde 'zorunlu/mecburi müdafiliği' kabul etmiştir. Buna göre; a) şüphelinin/sanığın 18 yaşını doldurmamış olması (CMK md. 150/2), b) şüphelinin/sanığın sağır ve dilsiz olması (CMK md. 150/2), c) şüphelinin/sanığın kendisini savunamayacak derecede malul olması (CMK md. 150/2), d) soruşturma ve kovuşturma yapılan suçun cezasının alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi (CMK md. 150/3), e) şüphelinin/sanığın tutuklanma talebiyle sorguya sevk edilmesi (CMK md. 101/3), f) kaçak sanık hakkında duruşma yapılması (CMK md. 247/3), şüphelinin/sanığın resmi bir kurumda kusur yeteneğinin araştırılması için gözlem altına alınmasına karar verilmesi (CMK md. 74/2) ve ğ) sanığın duruşmanın düzenini bozduğu hallerde yargılamaya yokluğunda devam edilmesi (CMK md. 204) hallerinde, şüphelinin sanığın müdafii yoksa istemi olup olmadığına bakılmaksızın ve hatta istememesi halinde Baro tarafından bir müdafii görevlendirilecektir. Bunun yanı sıra; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2019/41-4315E.K.; 2018/7173-2019/4397 E.K. Sayılı kararları gibi aynı içerikteki pek çok kararında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılanan sanıklara 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki düzenleme nedeniyle CMK'nın 150/3 maddesi uyarınca istemine bakılmaksızın müdafi atanması gerektiğine hükmettiği gibi Başsavcılığımızın itirazının kabülüne dair 2019/10729-8087 sayılı ilamında da; Başsavcılığımızın itirazı kabul edilerek Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11.04.2019 tarih ve 2018/4253 Esas sayılı kararı kaldırılmış ve "Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi gereğince de re'sen bir müdafii görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen “silahlı terör örgütü üyeliği” suçunun niteliği dikkate alındığında, CMK'nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmeyerek yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasına," denilmek suretiyle mahkeme kararının bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir. Yine, Ceza Genel Kurulunun 22.06.2021 tarih ve 2021/27 esas, 2021/297 sayılı kararında da; "...Bu nedenlerle, silahlı terör örgütü üyesi olma suçlarının 3713 sayılı TMK'nın 3. maddesinde düzenlenen mutlak terör suçlarından olması, aynı Kanun'un 5. maddesi kapsamında mutlak terör suçlarında her hâlde 3713 sayılı TMK'nın 5. maddesinin herhangi bir takdir hakkı olmaksızın uygulanması, bu kapsamda silahlı terör örgütü üyesi olma suçlarında cezanın alt sınırın beş yıldan fazla olduğu nazara alındığında, sanık hakkında, silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan yapılan yargılama sırasında, CMK'nın 150/3. maddesi gereğince isteğine bağlı olmaksızın, hatta açıkça müdafi istemediğini beyan etse bile müdafi görevlendirme zorunluluğu bulunmaktadır... CMK'nın 188/1. maddesinde "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafinin hazır bulanması şarttır." şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiyi" mahkeme heyetinden saymıştır. CMK'nın 197/1. maddesinde; “Sanık hazır bulunmasa da müdafii bütün oturumlarda hazır bulunmak yetkisine sahiptir.” denmek suretiyle yasa koyucu genel kural olarak sanık müdafisinin tüm oturumlarda bulunmasını arzu etmiştir." denilmiştir. CMK 151 : Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik görevinden yasaklanma; "Madde 151 – (1) 150 nci madde hükmüne göre görevlendirilen müdafi, Duruşmada hazır bulunmaz veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa, hâkim veya mahkeme derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar. Bu durumda mahkeme oturuma ara verebileceği gibi oturumun ertelenmesine de karar verebilir." denilmek suretiyle savunma hakkına gösterilen hassasiyet açıkça ifade edilmiştir. 3- Sanık ... hakkında ilk derece mahkemesi tarafından kurulan beraat hükmünün istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından duruşmalı olarak yargılama yapılmış, sanığın kendi seçtiği vekaletnameli avukatına duruşma gününü bildirir tebliğ çıkarılmış, sanık müdafii 1. celseye mazeret bildirmeden katılmamış, sanığın "Savunmasını avukatı nezaretinde yapmak istediğini" bildirmesi üzerine sanığa avukatını da hazır etmesi belirtilerek duruşma ertelenmiş, 28.11.2018 tarihli 2. ve karar celsesine sanık müdafii yine katılmamasına rağmen sanık hakkında beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. 4- Bölge adliye mahkemesi her ne kadar sanığın kendi seçtiği ve vekaletname ile görevlendirdiği müdafiine duruşma gününü bildirir tebligat yapmış, 1. celsede herhangi bir mazeret beyanına dosyada rastlanılmayan müdafiinin 2. celsede hazır edilmesi için sanığa süre vermiş ise de; CGK'nın 05.07.2023 tarihli 2022/6-48 esas, 2023/390 sayılı kararında da vurgulandığı gibi esas hakkında ki mütalaanın sunulduğu esaslı işlemin yapıldığı son celsede sanık müdafiinin hazır olması gerekeceği, suçun niteliği, alt sınırı, 3713 sayılı Kanun'un zorunlu olarak tatbiki de nazara alındığında sanığın kendi seçtiği avukatı hazır edilmeden veya yerine ilgili barodan bir müdafii atanması istenilerek zorunlu müdafi hazır edilmeden yargılamaya devamla beraat hükmünün kaldırılarak mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkı kısıtlanmıştır. III.GEREKÇE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz yazısında Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi yerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi yazılmış ise de bu hususun maddi hata olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; Yargıtay (kapatılan) 16 . Ceza Dairesi ve Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında da belirtildiği üzere, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi uyarınca da hakkında resen bir müdafi görevlendirilmeyen sanığın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanması yapıldığı dikkate alındığında, CMK'nın 101/7 maddesinin 2. fıkrası ve 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın hakkında mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 101/3, 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edildiği anlaşılmakla, itirazın kabulüne karar verilmiştir. IV.KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29/12/2022 tarihli ve 2021/15576 esas, 2022/10173 sayılı karar ilamının KALDIRILMASINA, 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi 28.11.2018 gün ve 2018/519 esas, 2018/2496 karar sayılı ilamının sanık müdafiinin temyiz talebi doğrultusunda yapılan incelenmesinde; Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.