Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/7879 E. , 2025/27622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2018/1868 E., 2019/1448 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2018/360 E., 2018/335 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :TCK'nın 221/4-1c, CMK 223/4-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer o
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/7879 E. , 2025/27622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2018/1868 E., 2019/1448 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2018/360 E., 2018/335 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :TCK'nın 221/4-1c, CMK 223/4-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ :Ret kararının kaldırılması ile hükmün bozulması İTİRAZA KONU KARAR :Ret İTİRAZ EDEN :Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2022/45 esas, 2022/1189 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.11.2025 tarihli ve KD - 2025/118470 Karar Düzeltme sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ İtirazın konusu, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkra gereğince temyizi kabil hale gelen hükme yönelik, sanığın anılan 06.09.2019 tarihli temyiz istemi üzerine hükmün esastan incelenmesinin yapılması suretiyle karar verilmesinin gerektiğine ilişkindir, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 04.07.2019 tarihli ve 2018/1868 esas, 2019/1448 sayılı kararı, sanığa usulüne uygun 30.07.2019 (adli tatil içerisinde) tebliğ edildiği; sanık, adli tatil bitimiyle bir haftalık süresi içerisinde 06.09.2019 tarihinde, süresinde kararı temyiz ettiği, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince CMK 286/2-h kapsamında Ceza Verilmesine Yer Olmadığna şeklinde karar verilmiş olsa dahi silahlı örgüt suçu suçu yönünden temyiz kanun yolunun açıldığı, sanık ..., 7188 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce 06/09/2019 tarihinde süresinde temyiz talebinde bulunduğu temyiz iradesini de devam ettirdiği anlaşılmakla, belirtilen temyiz isteminin esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği halde, mezkur ceza verilmesine yer olmadığına dair karar yönünden temyiz isteminin CMK'nın 298/1. maddesi gereğince reddine, karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu, Dosyanın esası itibariyle yapılan incelemesinde de; sanık 23.11.2017 tarihinde, kendiliğinden Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatla, "2010 - 2015 Şubat tarihlerinde üniversite öğrencisi olduğunu, Üniversite öğrenciliğinin devam ettiği Kasım- Aralık 2013 yılı itibariyle örgütle ilişiğini tamamen kopardığını... örgüt mensuplarının, açılırsan kendisiyle ilgileneceklerini söylediklerini, kendisinin kabul etmediğini" içeren savunması; örgütle olan irtibatı, faaliyetleri ve bildiği örgüt mensuplarıyla ilgili verdiği kapsamlı, samimi bilgileri, ikrarın içeriği, tanık beyanları ve dosyaya yansıyan deliler itibariyle; Örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonra herhangi bir örgütsel faaliyeti tespit edilemeyen, örgütle irtibat ve iltisakının 2013 yılından sonra devam ettiğine dair delil olmayan, örgütün operasyonel eylemlerinden sonra örgütle organik ilişkisi içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmayan, üniversite öğrencisi, 1992 doğumlu sanığın, atılı "silahlı terör örgütü üyesi olma" suçundan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması itibariyle Yüksek Daire'nin red kararına karşı 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurularak red ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan sanığın; silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin tespit edilememesi ve operasyonel eylemlerden önceki döneme ilişkin belirtilen eylem ve bağlantısının ise sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk boyutuna olaşmamış olması nedeniyle örgüt üyeliği suçunu oluşturmayacağı gözetilerek, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda hukuki isabet bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2022/45 esas, 2022/1189 karar sayılı red ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 04.07.2019 tarihli ve 2018/1868 esas, 2019/1448 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedeni ve infazda geçirilen sürelere göre 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ve müteakip maddeleri gereğince sanık hakkındaki hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.