İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2008/12249 K.2008/16538

Dava dilekçesinde 872.613.978 lira kira kaybı ve munzam zarar alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemenin 1993/1075 Esas sayılı dava dosyası, 1998/1110 Esas sayılı dava dosyası, Kadıköy 3. Asliye Ticaret…

Esas2008/12249Karar2008/16538Tarih13 Ekim 2008Okuma8 dk · 1.509 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2008/12249 E., 2008/16538 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ekim 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.509 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Dava dilekçesinde 872.613.978 lira kira kaybı ve munzam zarar alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemenin 1993/1075 Esas sayılı dava dosyası, 1998/1110 Esas sayılı dava dosyası, Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/140 ve 420 Esas sayılı dava dosyaları ve Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/393 Esas sayılı dava dosyası da iş bu dosya ile birleştirilmiştir.

Mahkemece davanın ve birleşen davaların kısmen kabulü, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı- karşı davacı vekili ile müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması Davalı-karşı Davacı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı-karşı Davacı vekili ... geldi. Müdahil ... vekili ile , aleyhine temyiz olunan Davacı ve vekili gelmediler.

Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için başka bir güne bırakılması uygun görüldüğünden , belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

YARGITAY KARARI

Davacı ..., asıl dava ve bununla birleştirilen (1993/1075 esas nolu) davasında; kendisinin yüklenici, dava dışı ... ... de arsa sahibi sıfatıyla aralarında ilk 1977 tarihli olmak üzere değişik tarihlerde arsa karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını;

bu sözleşmeler uyarınca imalatlara devam etmekte iken arsa sahibi tarafından haksız olarak sözleşmelerinin feshedilip arsanın mülkiyetinin davalı şirkete devir edildiğini, sözleşmeden kaynaklanan haklarının alınması amacıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasının mahkemece önce red edildiğini, Yargıtay bozmasından sonra yapılan yargılama sonucunda ise haklılığı kabul edilerek toplam 22 adet bağımsız bölümün adına tesciline karar verildiğini;

davalının, bu bağımsız bölümleri 1.1.1985 tarihinden itibaren kiraya vermek suretiyle kullanarak haksız olarak zenginleştiğini, kendisinin ise alması gereken kira bedellerini almamak ve ticari işletmesinde kullanamamak suretiyle çok fazla zararının oluştuğunu, kötü niyetli olan davalının tüm zararlarını karşılaması gerektiğini ileri sürerek; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, asıl davada.

1.1.1985 tarihinden asıl davanın açıldığı tarihe kadar oluşan zararından 872.613.978 liranın yasal faizi ile, birleşen davasında ise. 27.2.1992 tarihinden dava tarihine kadar oluşan zararından 2.000.000.000 liranın reeskont faizi ile birlikte tahsiline ve ayrıca hüküm tarihine kadar oluşacak zararlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında akti hiçbir ilişkinin olmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, arsa sahibinin davacı ile yaptığı sözleşmeleri feshettiğini, isteğin zamanaşımına uğradığını, davacının isteğinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiş; birleşen davaya verdiği cevap dilekçesinde ise, asıl davadaki savunmaları yanında, aynı işle ilgili alacakları bulunduğunu ileri sürerek takas ve mahsup talebinde bulunmuştur.

Mahkemece, asıl ve birleşen davalardan dolayı toplam 2.872.613.978 liranın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükmün taraflarca temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 7.6.1999 tarih ve 1999/4441 -4577 sayılı ilamı ile karar her iki taraf lehine bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiştir.

Davacının açtığı, Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1998/1110 esas nolu dava dosyasında; mahkemede açılan 1992/225 Esas sayılı dava dosyasından bahisle, BK.nun 96 ve 105 maddeleri gözetilerek , uğradıkları zararın tespiti ile şimdilik kaydı ile 250.000.000.000 liranın reeskont faiziyle tahsili istenilmiş; Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/140 Esas nolu dosyasında ise, saklı tutulan munzam zararla ilgili olarak 250.000.000.000 TL'nin reeskont faiziyle tahsiline ve Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1998/1110 esas nolu dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesi istenilmiş, mahkemece iş bu dosya ile birleştirilmiştir.

Davalı tarafın, Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/393 esasında açtığı davada da; Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkmesinde tarafların karşılıklı olarak açtıkları dava sonucunda, sözleşmeyi fesihte arsa sahiplerinin haklı olduğu ve arsa sahipleri lehine kira yoksunluğu tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından; davalının (...'ın) mahkeme kararıyla kendi adına tescil edilen daireler dışında (1 dükkan ve 7 daireyi) 3. şahıslara kiralaması ve satması nedeniyle, 61.054.000.000 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan reeskont faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.

Taraflarca karşılıklı açılan 1998/1110-1999/393 ve 1999/420 esas sayılı dava dosyaları mahkemenin temyize konu edilen eldeki 1999/796 esasıyla birleştirilmiştir.

Davacı ...'ın bu davaya konu yaptığı alacaklarının bir bölümünü, kendilerine devrettiği iddiasıyla ve bu miktarlar yönünden kendileri yararına tahsil kararı verilmesi istemiyle; ..., ..., ... ve ... davaya asli müdahil olarak katılmışlardır.

Mahkemece, 1999/796 esas sayılı davanın ve de bu dava ile birleştirilmiş olan 1993/1075, 1998/1110,1999/140 esas sayılı davaların, dava dilekçelerinde belirtilen miktarlar yönünden kabulüyle; 1999/796 esas sayılı davada, davaya konu

872.613.978 liranın. 1993/1075 esas sayılı davaya konu 2 milyar liranın.

1998/1110 esas sayılı davaya konu 250 milyar liranın ve 1999/140 esas sayılı davaya konu 250 milyar liranın davalı tarafça davacı ...’a ödenmesine, ayrıca davaların kabul edilen ve yukarıda belirtilen miktarları üzerinden 24.11.2000 tarihinden başlayarak 01.07.2002 tarihine kadar yıllık %60 oranında, 01.07.2002 tarihinden başlayarak ise yıllık %55 oranında direnim faizi de yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine; bu dosya ile birleştirilen ve davalı tarafça açılan Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/393 esas sayılı davanın yerinde bulunmadığı belirlendiğinden reddine;

davacı ...’dan alacağın temliki yoluyla bu davaya müdahil olarak hak isteminde bulunanlar yönünden, bu kişilerin anılan iddialarına dayanarak ...’a karşı sahip olduklarına inandıkları dava ve diğer yasal haklarını kullanmak hakları saklı ve bu hakları kullanmakta özgür olmak üzere, yalnızca mahkememizin bu davası yönünden istemlerinin esas yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı-k.davacı vekili ile müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle bozmaya uyularak hüküm kurulmuş olmasına göre, müdahil ... vekilinin bütün, davalı-k.davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında; “… davacının asıl dava ve birleştirilen davasında, gerek dava dilekçesinde, gerekse yargılamalardaki açıklamalarına göre davalarına konu dönemler için alması gereken kira gelirleri (ana para) ile bunlara ilişkin faizleri ve ayrıca BK’nun 105.maddesi hükmü uyarınca faizleri aşan zararından oluşan giderim istediği anlaşılmaktadır.

Öyle ise mahkemece davacının her kalem isteğine ne derecede hukuken haklı olduğu araştırılmalı, inceleme ve değerlendirme de davacının bu isteği nazara alınmalı, hükümde ona göre kurulmalıdır. Davacının fazlaya dair haklarını saklı tutmuş olması bu sonucu değiştirmez.

Oysa ki mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı bilirkişi raporunda; davacının davalarındaki istek durumu bu davaların tarihleri itibariyle nazara alınmamış, bağımsız bölümlerin her biri için davalara konu dönemlerde davacının ne miktar kira gelirinden mahsun kaldığı, bunlar için ne miktar faiz ve faizi aşan zarar talep edebileceği açıkça belirtilmemiş olduğu gibi; kira gelirinden mahrumiyet zararının hesaplanmasında izlenen yöntemde hukuka ve bu konudaki uygulamalara aykırıdır.

İddia ve savunmaya cevap vermeyen, gerekçeden yoksun Yargıtay denetimine elverişli olmayan bu nitelikteki bir rapor esas alınarak karar verilemez” denilmektedir.

Bozma ilamında açıkça belirtildiği gibi, davacının talep ettiği zarar üç kalemde toplanmaktadır. Hak ettiği bağımsız bölümlerin davalı tarafça kiraya verilmesi nedeniyle davacının uğradığı kira gelir kaybı, bunların faizi ve faizi aşan zararı (munzam zarar).Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda; dönemler itibariyle hesaplanan kira geliri güncellenmek suretiyle munzam zarar hesabı yapılmış ve mahkemece de bu miktar esas alınarak munzam zarara hükmedilmiştir.

Borçlar Yasasının 105.maddesi uyarınca alacaklının uğradığı zarar geçmiş günler faizinden fazla olduğu takdirde borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini kanıtlamadıkça bu zararı ödemekle mükelleftir.

Yasa koyucu para borcunun geç ödenmesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsemiştir. Bu zararın karşılanması iki bölümde düşünülmüştür. Birinci bölüm, kanıtlanmadan ödenmesi talep edilecek zarar miktarıdır ki bu temerrüt faizidir. Diğer bir deyişle temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edilmiştir. Bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağı yasal olarak mevcut değildir. İkinci bölüm , temerrüt faizini aşan (munzam) zarara ilişkin olup; temerrüt faizini aşan bir zararı olduğunu iddia eden, bu iddiasını somut delillerle ispat etmek zorundadır.

Yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat yükünden kurtarmaz. Zira, davacı; para alacağını zamanında alması halinde bu parayı ne şekilde kullanacağını kanıtlayamamıştır. Ticari işletmesinde kullanamadığının ileri sürülmesi ispat için yeterli sebep değildir. Ayrıca alacaklı, uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu da ispat etmek zorundadır.

Soyut enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin temerrüt faizinden yüksek oranda olması munzam zararın gerçekleştiği ve kanıtlandığı anlamına gelmez. Burada davacının kanıtlaması gereken husus; enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olgular değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı zarar gördüğü keyfiyetidir.

Örneğin; alacağını zamanında tahsil edememekten ötürü, başkasına olan borcunu ödemek için daha yüksek oranda faizle borç aldığını veya alacaklı olduğu parayı zamanında alsa idi; yabancı para ile ödemek durumunda olduğu borcunu, geçen süre içinde geçekleşen kur farkı sebebiyle daha yüksek miktardan ödemek zorunda kalmayacağı gibi olguları kanıtlamak durumundadır.

Dava dilekçesinde ileri sürüldüğü üzere ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle paranın döviz karşısında hızlı değer kaybı, yüksek enflasyon gibi genel, afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen umumi ekonomik konjonktürel olgular BK’nun 105. maddesinde sözü edilen munzam zararın varlığını göstermez.

İstikrar bulmuş Yargıtay uygulamasına göre, davacı; faizi aşan (munzam) zararını, yukarıda açıklanan şekilde ispat etmeden, bu yöndeki talebinin kabulü doğru değildir.

Mahkemece yapılacak iş; davacının, dava tarihleri itibariyle hesaplanan kira gelir kaybı alacağı ile bu alacağa işlemiş faiz miktarına hükmetmek; temerrüt faizini aşan (munzam) zararıyla ilgili talep kanıtlanmamış olduğundan, munzam zararla ilgili istemin ise reddine karar vermek olmalıdır.

Kabul şekline göre de, bilirkişilerce munzam zarar olarak hesaplanan miktardan asıl alacağın getirebileceği faiz tutarının düşülmemiş olması da doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 550 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı-karşı davacı tarafa verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2008/12249, K. 2008/16538, 13 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/12249
Karar No
2008/16538
Tarih
13 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/12252 K.2008/10770
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/12253 K.2008/11888
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/12253 K.2008/10833
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/12254 K.2008/10834
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/12257 K.2008/10745
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/12259 K.2008/13583

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.