KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2008/12300 E., 2008/16557 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2008
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 475,65 YTL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı (Orman İşletme Müdürlüğü) vekili, 21.09.2007 tarihli dava dilekçesinde; davalının, 11.04.2007 tarihinde satışı yapılan yakacak emvallerin ihalesine katıldığını; süresi içinde satış bedelini yatırmadığını, emvallerin yeniden satışa konulması nedeniyle müvekkili idarenin fark alacağının doğduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 475,65 YTL alacağın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın idari işlemden kaynaklanmış olduğundan bahisle, açılan davanın görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Edirne Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Kural olarak, İdari yargıda gerçek kişiler aleyhine dava açılıp yürütülemez. İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinde; idarenin, idari eylem ve işlemlerine karşı (işlem veya eylemi yapan idare aleyhine) iptal ya da tam yargı davası açılabileceği kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacı idare tarafından davalı gerçek kişi aleyhine iki ihale arasındaki fark nedeniyle oluşan zararın tahsili için dava açılmıştır. Dava (özel hukuktan ...) normal bir alacak davası olup, uyuşmazlığın çözüm yeri adliye mahkemeleridir. Mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın görevsizlik nedeniyle reddi doğru görülmemiştir.
Bunun dışında, İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. ve sonraki maddelerinde idari davaların nasıl açılacağı açıkça gösterilmiş olmakla, bu yöntemlere uyulması gerekir. Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine dair HUMK'nun 27.maddesi hükmü, adli yargı yerleri arasındaki görev uyuşmazlıklarında uygulama alanı bulur. Mahkemece, "kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davanın yetkili ve görevli Edirne Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine" şeklinde hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya uygun değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2008/12300, K. 2008/16557, 13 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama