İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2008/12834 K.2008/14964

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 134 ]

Esas2008/12834Karar2008/14964Tarih18 Eylül 2008Okuma4 dk · 816 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2008/12834 E., 2008/14964 K.·Nafakanın Artırılması Veya Azaltılması

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

816 kelime·4 dk okuma

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 134 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 135 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 150 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 176 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 182 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 2 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili dilekçesi ile.

27.10.1999 tarihli boşanma kararı ile davalı eş için aylık 2500 USD yoksulluk nafakası ve velayeti anneye verilen çocuk için aylık 2500 USD iştirak nafakasına hükmedildiğini, ayrıca Bilkent Plaza'da bir dükkan ve aracını da davalıya devrettiğini, hükmedilen nafakanın 163.391 USD'sini ödemiş ise de, iş hayatındaki sıkıntılar nedeniyle ödeyemediği 220.733.595.575 TL için icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ekonomik kriz nedeniyle şirket hisselerini devrederek aynı işyerinde 1.250.000.000 TL maaşla çalışmaya başladığını, evlendiğini, bu nafakayı ödeyecek durumunun kalmadığını,

duyumlara göre davalının erkek arkadaşı ile yaşamaya başladığını ve çalıştığını, bu nedenle yoksulluk nafakasının kaldırılmasını veya indirilmesini, müşterek çocuk için ödenmekte olan aylık 2500 Dolar iştirak nafakasının TL'ye çevrilmesini ve aylık 250.000.000 lira olarak uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, cevap vermemiş, mahkemece, *...tarafların ekonomik ve mali durumunun değişmemesi ve davacının hisse senetlerini davadan kısa bir süre önce devrederek mal varlığını bilerek azaltması lehine durum olarak değer-lendirilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içeriğine göre; taraflar, 25.10.1999 tarihinde açılan boşanma davası sonucunda; MK'nın 134. maddesi çerçevesinde "anlaşmalı olarak" boşanmışlardır. Anlaşma gereği davalı eş için aylık 2500 USD yoksulluk nafakası ve müşterek çocuk için aylık 2500 USD iştirak nafakasına hük-medilmiştir. Tarafların nafakaya ilişkin yaptıkları anlaşma, hukuki niteliği itibariyle Medeni Kanun hükümlerinden kaynaklanmakta ise de; genel sözleşme hükümlerine tabidir. Böylece kanunun, emredici nitelikte kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı saymadığı hususlarda taraflar serbest iradeleriyle sözleşme yapabileceklerdir (BK m. 19). Aynı zamanda sözleşenler ifanın yabancı para olarak "aynen ödeneceğini" de kararlaştırabilirler (BK m. 83/2).

Nitekim somut olayda da USD olarak yoksulluk ve iştirak nafakası ödenmesi taraflarca kabul edilmiş ve bu anlaşma mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, çocuğun ihtiyaçlarına ve de hukuki statüye uygun bulunmuş (MK m. 150/5), verilen karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Kesin hüküm tarafları ve mahkemeyi bağlayıcıdır (HUMK m. 237).

Ancak, TMK m. 176/3 hükmü uyarınca; tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde yoksulluk nafakasının artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.

TMK m. 182/2 hükmüne göre; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlan esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır." Aynı şekilde 331. madde uyarınca; "Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır."

Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre, nafakanın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, nafaka, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile indirilebilir.

Ayrıca, Borçlar Kanunu'nun 19 ve 20. maddelerine aykırı bulunmayan karşılıklı sözleşmede, edimler arasındaki denge, umulmadık gelişmeler yüzünden sonradan bozulacak olursa güven sorumluluğu ve ivazsız iktisabın korunmazlığı ilkesi (TMK m. 2) gereğince sözleşme koşulları değişen maddi koşullara uyarlanır.

Buna göre, sözleşenlerin eğer gelişmeleri baştan kestirebilselerdi, sözleşmeyi bambaşka koşullarla kurmuş olacakları söylenebiliyorsa, ayrıca, beklenmeyen gelişme yüzünden sözleşmeye baştan kararlaştırılmış koşullarla olduğu gibi katlanmak taraflardan biri için özveri sınırının aşılması anlamına geliyorsa, nihayet, yasal ve sözleşmesel risk dağılımı çerçevesinde taraflardan sözleşmeye baştan kararlaştırılmış koşullarla bağlı kalmaları beklenemiyorsa, sözleşmeye hakimin müdahalesi gündeme gelir.

O nedenle, işlem temelinin çökmesi veya tarafların mali durumlarının değişmesi irat şeklinde ödenmesine karar verilen nafakanın arttırılması veya azaltılmasını gerektirebilir. Örneğin, alacaklının (davalının) yoksulluğu azalmış veya büsbütün ortadan kalkmıştır; ya da borçlunun (davacının) mali veya gelir durumu kötüleşmiştir. Burada, iradın takdirine (veya kararlaştırılmasına) esas olan şartları ortadan kaldıracak önemde bir değişiklik olması aranacaktır.

Somut olayda; boşanma sırasında aylık 5000 USD nafaka ödemeyi üstlenen davacının sonradan evlendiği, işini devrettiği ve gözlükçüde 1.250,00 YTL ücretle çalışmaya başladığı, kirada oturduğu, devrettiği hisse senetlerinin 750.000.000 TL değerinde olup sonuca fazla etkili olamadığı, davalının ise iddiaya göre davacıdan 163.391 USD nafaka aldığı, bunun haricinde davacı tarafından boşanma sırasında kendisine davacı tarafından devredilen dükkanı 01.08.2005 tarihinde satmak suretiyle 180.000,00 YTL gelir sahibi olduğu, halen 220.000,00 YTL civarında nafaka alacağı ve davacıdan devraldığı şirket hisse senetleri bulunduğu anlaşılmaktadır.

Ö halde, mahkemece, yoksulluk nafakası yönünden; yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları, resmi kurumlardan ve davalının belirlenen yeni adresinden araştırılmak, davalının çalışıp çalışmadığı ve nikah olmaksızın bir erkekle yaşayıp yaşamadığı so-mutlaştırılarak ve takip dosyası da incelenerek yoksulluk nafakasının kaldırılması koşulları incelenmek, koşullar oluşmazsa hakkaniyete uygun bir miktara indirilmek, müşterek çocuğun ihtiyaçları da gözetilerek iştirak nafakası miktarı da uyarlanmak gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla yukarı da açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2008/12834, K. 2008/14964, 18 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/12834
Karar No
2008/14964
Tarih
18 Eylül 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/12835 K.2008/16046
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/12836 K.2008/15934
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/12838 K.2008/15933
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/12839 K.2008/12518
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/12839 K.2008/15957
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/12840 K.2008/15956

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.