KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/19345 E., 2010/1236 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2010
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 5.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de, HUMK.nun 438. Md.deki koşullar oluşmadığından duruşma talebinin reddine karar verildi.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... gazetesinin 8.2.2007 tarihli yayını ile verilen haberde davacı hakkında hakaret niteliğinde kişilik haklarına saldırı yapılması nedeniyle 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile "kararın ... gazetesinde davaya konu tazminata esas haberle bağlantılı olarak yayınlanması" talep edilmiştir.
Mahkemece; gazetede yayınlanan haberde hakaret ve iftira kastı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Şahıs varlığı hakları, para ile ölçülebilecek (mameleki) bir değeri olmayan, başkasına devredilemeyen ve paraya çevrilemeyen haklardır. Bir davanın konusunun malvarlığı veya şahıs varlığı hakkı olduğu, o hakkın niteliğine göre belirlenir ve mahkemenin dava konusu hakkın niteliğini kendiliğinden (re'sen) araştırması gerekir.
Asliye mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan özel bir kanun hükmü ile açıkça Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen ve konusu para ile ölçülemeyen şahıs varlığı hakkı olan bütün dava ve işler, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Davada, manevi tazminat (malvarlığı hakları) ile birlikte kararın gazetede davaya konu haberle bağlantılı olarak yayınlanması (şahıs varlığı hakları) talep edilmektedir.
Bu nedenle mahkemece; davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği düşünülmeden sadece tazminat miktarı esas alınarak davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/19345, K. 2010/1236, 2 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama