KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/19686 E., 2010/1417 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
Karar Metni
243 kelime·1 dk okuma
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davaya konu 100 parsel sayılı taşınmazın özel parselasyon sonucu 330 parsel olarak belirlenen kısmının davacının kök murisine ait olduğu hususunun tespiti istenilmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın davacının kök murisi de dahil birden fazla kişi adına paylı olarak kayıtlı bulunduğu, davalı İdarenin pay sahibi olmadığı bu nedenle Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine dava açılamayacağı ve eda davası açılabilecek iken tespit davası açılamayacağı gerekçeleriyle uyuşmazlığın esası hakkında istemin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise istisna niteliğinde olup, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilmeyen davalar ile yasanın açık bir biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği bütün davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Sulh Mahkemesince (değer gözetilmeksizin) bakılabilecek tespit davası kira tespitine ilişkin olup, bunun dışındaki tespit istemlerinde Sulh Hukuk Mahkemesi görevli değildir (HUMK.8/I).
Mahkemeler arası görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan dava sonuçlanıncaya değin hakimce re'sen dikkate alınmalıdır.
Somut olayda uyuşmazlık, tapu kaydındaki ...'a ait payın, özel parselasyondaki 300 parsele ilişkin olduğu hususunun tespitine ilişkin olup davanın değeri itibariyle görevli mahkeme belirlenmeden davaya bakılarak hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/19686, K. 2010/1417, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama