KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/19775 E., 2010/1415 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, taraflar arasındaki emlak komisyonculuğuna dair sözleşme kapsamında, komisyoncu olarak gerekli edimlerin yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından ücret ödenmediği, yapılan icra takibine itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali istenilmiş; mahkemece, iddia sabit görülerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak, bir akdin yapılması imkanını hazırlama veya akdin icrasına tavassut etme görevini ücret karşılığında üstlenen kişi tellal olarak kabul edilir (Bk. md. 404). Tellal ancak, yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasını sağladığı takdirde ücret isteyebilir. Aksi takdirde alıcı ve satıcıyı karşılaştırıp akdin gerçekleşmesini sağlayamazsa ücrete hak kazanamaz (Bk. md. 405).
Somut olayda, icra takibine ve davaya esas alınan "Alım-satım ve Komisyon Anlaşması" başlıklı evrakta taşınmaz satıcısı adına ... isim ve imzası yer almış böylece alıcı ve satıcı karşılaştırılıp akdin gerçekleşmesi için tellallık hizmeti verilmiş gibi gösterilmiş ise de, adı geçen şahsın tapu kayıt maliki olmadığı gibi, kayıt malikince yetkilendirilmiş vekili de olmadığı bizzat tanık ...'ın beyanı ile sabit olduğu, böylece mevcut sözleşmenin bir tellallık sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği gibi, salt yer göstermeye dayalı tellallık ücreti istenmesi de mümkün değildir.
Kaldı ki taşınmazını satan kayıt malikinin, alım-satıma aracılık etmesi hususunda davacı (emlakçıyı) yetkilendirdiği yönünde bir iddia ve delilde dosyada yer almamaktadır. Bu durumda; davacının, alıcı ile satıcının alım-satım aktini gerçekleştirme yönünde iradelerini uyuşturduğu böylece aracılık (tellallık) hizmetini gerçekleştirdiği kabul edilemeyeceğinden istemin reddi yerine kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/19775, K. 2010/1415, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama