KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/20210 E., 2010/1579 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 3.050 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacının 13.1.2008 tarihli sözleşmeyle satın alıp bedelini ödediği aracın kendi adına tescilinin yapılmadığı gibi bir süre sonra haczedildiği, davalının da haczi kaldırıp üçüncü bir şahsa sattığı ileri sürülerek, satım bedeli olan 3.050 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili trafından temyiz edilmiştir.
Dosyaya sunulan oto satım sözleşmesinin davacı alıcı ile davalı vekili sıfatıyla hareket eden dava dışı ... arasında düzenlendiği, davacının satım bedeli karşılığı olan 100 TL kapora ile 2.950 TL bedelli çeki de bu şahsa verdiği dosya kapsamı ile sabittir.
Davalı taraf baştan itibaren yanlar arasında böyle bir satım akdi bulunmadığını, adının sözleşmeye sonradan eklendiğini, aracın bilgisi dışında satıldığını ileri sürerek, temsil ilişkisi bulunmadığını savunmuştur.
Borçlar Kanununun 32.maddesindeki genel hükme göre; yetkili bir temsilci tarafından bir kimse adına yapılan sözleşmenin alacak ve borçları o kimsenin hukuk alanında doğup o şahsa geçse de, temsil yetkisi olmadan başka bir kişi adına yapılan sözleşme, adına sözleşme yapılan şahıs tarafından onaylanmadıkça bu kişi adına hak ve borç doğurmaz.
Somut olayda; dava dışı ...'nin yetkili temsilci sıfatıyla oto satım sözleşmesini yaptığına dair herhangi bir delil sunulmadığı gibi, davacı ... Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesinde ...'nin başkasına ait aracı hileli yoldan satarak kendisini dolandırdığını ileri sürmüştür.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yetkisiz temsilci tarafından yapılan oto satım sözleşmenin davalı yönünden bağlayıcı olmadığı gözetilerek yetkinin varlığı kanıtlanmadan davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/20210, K. 2010/1579, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama