KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/20238 E., 2010/1583 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davalının kaçak elektrik kullandığı ileri sürülerek, buna ilişkin olarak düzenlenen faturanın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kaçak elektrik kullanımının haksız fiil niteliğinde olduğu ve sonuçlarından da haksız fiili işleyen şahsın sorumlu olacağı açıktır.
Davalı her ne kadar davaya cevap vermemiş ise de; icra dosyasına sunduğu 19.8.2008 tarihli itiraz dilekçesinde kaçak elektrik kullanmadığını, bahsi geçen adreste oturmadığını, hatta başka bir şehirde öğrenci olduğunu belirtmiştir.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13/II.bendinde "Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır" hükmü mevcuttur. Buna göre, davalının kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği adreste oturduğunu ve haksız eylemi onun gerçekleştirdiğini ispat yükü davacı tarafa ait olup, somut olayda davacının tek taraflı olarak düzenlediği ve davalının imzasını içermeyen kaçak elektrik tutanağı dışında başkaca delil sunulmamıştır.
O halde, ispat yükünün davacı tarafta olduğu hatırlatılarak, tüm delilleri sorulup saptanmalı ve sonucu uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/20238, K. 2010/1583, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama