KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/20835 E., 2010/5469 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davacı Vek.Av.... geldi. Aleyhine temyiz olunan Davalılar ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Dava dilekçesinde; davacının eşi ve murisi olan ...'nin 1.4.2000 tarihinde vefat ettiği belirtilerek, davacının eşine ait olduğu ... sürülen el yazılı vasiyetnamenin içerik ve şekil şartları itibariyle yasal şartları taşımadığı, vasiyetçinin hukuki ehliyetinin olmadığı; ayrıca, vasiyetname ile davacının mahfuz hissesine tecavüz edildiği, böylece mirastan mal kaçırmak amaçlandığı iddia edilerek; vasiyetnamenin iptali talep edilmiştir.
Mahkemece; talep, vasiyetçinin vasiyetname tarihinde hukuki ehliyetinin olmadığı iddiasıyla vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Adli Tıp Kurumu raporuna göre vasiyetçinin vasiyetname tarihinde hukuki ehliyetinin bulunduğu anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, vasiyetnamenin iptaline yönelik temyiz itirazlarının reddine.
Ancak, bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmede bulunmak ve uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak, doğru olarak uygulamak ise hakimin görevidir (HUMK. 76.mad.).
Dava dilekçesinde; "vasiyetname ile davacının mahfuz hisselerine tecavüz edildiği, böylece mirasçılardan mal kaçırmak amaçlandığı iddia edilmiş olmasına göre" vasiyetnamenin iptali talebi yanında tenkis isteğinde de bulunulduğu kabul edilmelidir. Mahkemece, iptal isteği reddedildiğine göre; tenkis yönünden davacının iddiası incelenmek, tarafların bu konudaki tüm delilleri toplanmak, sonucu uyarınca hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/20835, K. 2010/5469, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama