KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/20845 E., 2010/4077 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2010
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ve davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar dava dilekçesi ile; davalı köyün sınır komşuları olduğunu, davalı köy ile kendi köylerinin içinden ... Çayı denilen suyun geçtiğini, İskilip Asliye Hukuk Mahkemesinin 1949/239 K. sayılı kararında belirtildiği şekilde şimdiye kadar bu suyun 3 gün davalı köyün, 2 gün davacı ... köyünün, 3 gün davacı ... köyünün nöbetleşe kullandığını, davalı köyün bu kullanım şeklini bozarak suya müdahale ile kullanımlarına engel olduğunu ... sürerek davalının suya vaki müdahalesinin önlenmesi ile kuruyan mahsuller nedeniyle zararın tazminini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı köyün vaki müdahalesinin, bilirkişi raporunda belirtilen bentlerin yıkımı suretiyle önlenmesine, dava konusu su kaynaklarının birleştikleri yerde sulama amaçlı gölet yapılması suretiyle gölette biriktirilecek suyun üç ayrı boru hattı ile davalı ve davacı köylere getirilerek arazilerinin sulanmasına, bent yapımı ve boru hattı masraflarının davacı ve davalı köylerce müştereken karşılanmasına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, hakim tarafların iddia ve savunması ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez (HUMK 74. md).
O nedenle, davacıların talebi, önceki kullanım biçiminin devamına ve davalının müdahalesinin menine yönelik olup (3-2-3 günlük) davacıya iddiası ve davalının müdahale şekli açıklattırılarak onunla bağlı olarak infazı kabil ve infazda tereddüt yaratmayacak bir hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde istem dışı ve fazlaya karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/20845, K. 2010/4077, 11 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama