KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/21147 E., 2010/645 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2010
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; 1990 doğumlu olan davacının 18 yaşını doldurması nedeniyle davalı babanın ödediği iştirak nafakasının kesildiği, oysa ki davacının açık öğretimde okuduğu, eğitimini tamamlaması ve geçimini sağlaması için nafakaya ihtiyacı olduğu ileri sürülerek, aylık 350 TL yardım nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir.
Mahkemece aylık 300 TL yardım nafakasının davalı babadan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
... Medeni Kanunun 364. maddesine göre; "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür." Aynı Kanunun 365/2. Maddesine göre de; "Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir". Ayrıca, Yasanın 328/2.maddesinde "çocuk ... olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler" hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki hükümler uyarınca açık öğretimde okuyan davacı lehine nafaka takdiri gerekir ise de, davalı yargılama sırasında davacının çalıştığını ve gelir elde ettiğini ileri sürüp delil olarak da davacının SSK hizmet döküm belgesine dayanmıştır. Nitekim temyiz dilekçesine ekli olarak sunduğu hizmet döküm belgesinden de davacının sigortalı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulup, davacının çalıştığı iş ve elde ettiği gelire ilişkin belgeler de celbedilerek, bütün deliller toplandıktan sonra nafaka miktarının takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/21147, K. 2010/645, 22 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama