KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/21604 E., 2010/3049 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde tahliye taahüdünün iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, muris eşinden intikal eden evde ikamet ettiği ve kiracı olmadığı halde murisin önceki evliliğinden olan oğlu davalının kendisini kandırarak tahliye taahhüdü aldığını ileri sürerek tahliye taahhüdünün iptalini istemiştir.
Mahkemece, davacının evde mülkiyet hakkına dayanarak oturduğu ve kira ilişkisi bulunmaksızın verilen tahliye taahhüdünün geçersiz olacağı gerekçesi ile davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Çorlu 3. Noterliğince düzenlenen 22.01.2008 tarih ve 478 sayılı tahliye taahhüdünün iptali isteminden ibarettir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi taraflar arasında kira ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın değeri saptanamamakta ise de kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise yasalar ile verilmiş dava ve konular ile sınırlı olduğundan, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen davalar ile yasanın açık biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği tüm davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan ötürü dava sonuçlanıncaya kadar resen nazara alınması gerekir.
O halde mahkemece, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esasa ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/21604, K. 2010/3049, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama