KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/21713 E., 2010/3609 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 4.600,00-TL.alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı; davalıdan yem, küsbe gibi malzemeler aldığını, bedelini ödediğini, ayrıca 4000 DM ve 1000 TL alacağı olduğunu, bu borçlarının bulunduğuna dair kartlarını veren davalının, ödenen alacak için kendisi hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2005/412 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, borcu yeniden ödemek zorunda kaldığını, bundan dolayı kendisinden haksız olarak alınan 4000 DM karşılığı 3.600,00 TL ile 1.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacından 4.000 Mark aldığını ancak kendisinin bu parayı davacının talimatı üzerine traktör borcuna karşılık galerici ...'a elden verdiğini, yazı aldığını, beyanla davanın reddini savunmuş, yazılı belge sunmamıştır.
Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK.md.6). İspat yükü önce davacı tarafa düşer.
Davacı, 4000 DM ve 1000 TL alacağın varlığı konusunda, davalıya ait ve arkasında “4000 DM borcum” ve “... ... 1.000.000.000 aldım” yazan davalının eli ürünü ve imzasını taşıyan kartvizitler sunmuştur. Davacının delil olarak sunduğu bu kartvizitler mahkemenin kabulü gibi yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmayıp, borç ikrarını içeren yazılı delil niteliğindedir.
Bu durumda borcu ödediğini ispat yükümlülüğü davalıya geçmiş, davalının 4000 DM’yi davacının talimatı üzerine davacının alacaklısına ödediği konusunda ödeme yaptığı kişiyi tanık olarak bildirmesi üzerine, davacı da kendi borcunun ödenmediği konusunda aynı tanığın dinlenmesini istemiştir.
Tarafların ortak tanığı ... ifadesinde “davacının oğlunun ... ... lakaplı birisine 4.000 Mark bıraktığını, ...'na olan borcundan dolayı bozdurup göndermesini istediğini, kendisinin de yardım etmek amacıyla ... ... lakaplı şahıstan 4.000 Mark alarak bozdurup eksik kalan kısmını da tamamlayarak ... adlı firmaya gönderdiğini, kendisinin de davacıdan alacaklı olduğunu” bildirir şekilde beyanda bulunmuştur. Davacı kendisinin ... adlı firmaya ve galerici olan bu tanığa hiçbir borcu olmadığını beyanla tanık beyanını kabul etmemiştir.
Bu durumda, tanık beyanı davalının davacıya olan borcunu onun talimatı üzerine borçlusuna ödediği savunmasını ispat edememiştir.
O halde, davalıya ödeme konusunda davacıya yemin verme ... hatırlatılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/21713, K. 2010/3609, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama