KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2009/21724 E., 2010/3611 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 1.750,00-TL.alacağın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, davalılardan motosiklet aldığını, parasını ödediğini fakat faturasını alamadığını, bu yüzden mağdur olduğunu, plaka alamadığını, bu sebeple faturasının tarafına verilmesini, aksi takdirde ödediği paranın kendisine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar duruşmadaki beyanlarında, faturayı vermediklerini fakat motosikletin bedelini 6. ayda davacı tarafa vereceklerini kabul etmişlerdir.
Mahkemece, HUMK.nun 93.maddesi gereğince davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 388/son fıkrasında "Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek ve sonuçlardan her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine aynı yasanın 389.maddesinde "Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır." Şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Somut olayda, yasal açıklamaya uyulmaksızın, infazda güçlük ve tereddüt yaratacağı da düşünülmeden “Davalının davayı kabul ettiği anlaşıldığından davacının açmış olduğu DAVASININ KABULÜNE” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2009/21724, K. 2010/3611, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama