KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/11936 E., 2010/16737 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 23.250 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar dava dilekçelerinde, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince davalıya verilen arsa üzerine inşa edilen binada projeye aykırı olarak inşa edilen dükkanların davalı tarafından üçüncü kişilere kiraya verilerek gelir elde edildiği ileri sürülerek geçmiş 18 aylık ecrimisil bedeli 23 250,00 TL.’nin tahsili talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, kamu düzeninden kaynaklanan imar mevzuatı re’sen göz önünde bulundurulacağından yasaya aykırı biçimde yapılmış ve yasal hale getirilmemiş kaçak bir bina üzerinde var olduğu iddia edilen bir hakkın yasalarca korunması mahkemelerden istenemeyeceği için, bina ruhsatsız olmakla imar kanununa göre korunamayacağı gerekçesiyle (HGK.17.11.1999 tarih ve 1999/15- 653/965 s. Ve 15.HD.nin çeşitli içtihatlarına göre) ecrimisil talebinin reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, kısaca hak sahibi zilyedin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği tazminat olarak tanımlanabilir.
Dava konusu dükkanların bulunduğu binanın ruhsatsız, kaçak olmasının onun değerini etkileyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki davalının yararlandığı, dolayısıyla davacının mülkiyetten kaynaklanan haklarını engellediği ve malikin kullanma yahut kullandırmasına engel olduğu takdirde onun mamelekinde bir eksilmenin (zararın) varlığı asıldır.
Kaldı ki, yıkım kararının kesinleşmesine rağmen kaçak yapının henüz yıkılmadığı gibi davalı tarafından işyeri olarak kiraya verildiği ve kira geliri elde edildiği de açıktır.
O nedenle, mahkemece, işin esasına girilerek deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gitmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/11936, K. 2010/16737, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama