KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/12059 E., 2010/18051 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2010
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı; davalının açtığı, boşanma davası reddedildiği halde fiilen ayrı yaşadıklarını, tedbir nafakasının sona ermesi nedeniyle ayrı yaşamakta haklı olmasından dolayı kendisi için aylık 750,00 TL, müşterek çocuk için aylık 500,00 TL tedbir nafakası taktirini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini dilemiş, Mahkemece; davanın kısmen kabulü kararı verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4.maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan ... dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.
Davada, talep tedbir nafakasına ilişkin olmakla, “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, Aile Hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre; açılan bu davanın 4787 sayılı kanunun 4.maddesi gereğince, Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
Bu nedenle, kamu düzenine ilişkin olmasından dolayı mahkemece kendiliğinden görev hususunun gözetilmesi ve müstakil aile mahkemesi varsa, davaya aile mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi, yoksa davaya bu husus belirtilerek aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, asliye hukuk mahkemesi olarak davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/12059, K. 2010/18051, 4 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama