KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/12594 E., 2010/15151 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davalı kocanın açtığı boşanma davasının reddedildiği, ortak yaşamın yeniden kurulamadığı, davacının ise herhangi bir işi ve gelirinin bulunmadığı ileri sürülerek, lehine 500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; davacının ayrı yaşamada haklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 197. maddesi uyarınca ayrı yaşamada haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteyebilir.
Taraflar 2002 yılında evlenmiş olup davalı eşin açtığı boşanma davası reddedilerek 25.01.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Aleyhine boşanma davası açılan eş bu dava sürerken ayrı yaşamda haklıdır.
Boşanmanın reddinden sonra bu ayrı yaşamın sona erdirilmesi ve birliğin tekrar kurulması esas olup, yargılama sırasındaki haklılığın süresiz devam etmeyeceği açık olsa da, evlilik birliğini tekrar kurma görevi boşanma davası reddedilen kusurlu tarafa aittir. Somut olayda ise davalı kocanın herhangi bir barış girişiminde bulunmadığı, ortak yaşamı tekrar kurmaktan kaçındığı, böyle olunca da davacı kadının ayrı yaşamda haklı olduğunun kabulü gerekmektedir.
O halde; ayrı yaşamda haklı olan davacı lehine yukarıda açıklanan ilke ve esaslar ile TMK.nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet esasları nazara alınarak uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken istemin tümüyle reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/12594, K. 2010/15151, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama