KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/1298 E., 2010/2662 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde kira parasının 01.01.2008 gününden başlayarak aylık, 260,85 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kiranın 200 TL olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davacının müşterek maliki (ve kiralayanı) olduğu kiralananın 01.01.2008 tarihinden başlayan dönemde aylık kira parasının (toplam kira parasının 1.500 TL olması gerektiği düşünülerek) 4/23 hisse için 260,85 TL olarak tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, hak ve nesafet uygulamasına göre aylık kiranın 200 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm; davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 45. maddesi hükmüne göre, ana taşınmazın bir hakla kayıtlanması veya arsanın bölünmesi ve bölünen kısmın mülkiyetinin başkasına devrolunması gibi temliki tasarruflar veya anayapının dış duvarlarının, çatı veya damının (ortak yerlerin) reklâm maksadıyla kiralanması gibi önemli yönetim işleri ancak bütün kat maliklerinin oybirliğiyle verecekleri karar üzerine yapılabilir. Maddede gibi kelimesi kullanıldığından sayılan hususlar sınırlı değildir. Bunlar gibi işler de bu madde kapsamına girer.
Somut olayda dava konusu edilen yer, kat mülkiyeti kurulmuş apartmanın bodrum katında yer alan dükkân yeri ve depo olup, kat malikleri bu yeri oybirliği ile davalılara kiralamışlardır. Bu yerin (kiralananın), tapuda bağımsız bölüm veya eklenti şeklinde bir kaydı olmadığından ortak yer niteliğinde olduğunda kuşku yoktur. Bu bağlamda, ortak yer niteliğindeki kiralananın, kira parasının tesbiti istemi de önemli yönetim işlerinden olduğundan kat malikleri arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır.
O halde mahkemece; tüm kat maliklerinin davaya katılması sağlanarak hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/1298, K. 2010/2662, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama