KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/15541 E., 2010/18751 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 4700 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süre yönünden reddine dair ek karar yeniden davalı tarafça temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
1-Öncelikle; mahkemenin gerekçeli kararının, davalının önceden tesbit edilen adresi yerine (TK.md.10) taşındığı belirtilen işyeri adresine tebliğe çıkartıldığı ve yeğeni olduğu belirtilen kişiye tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Oysa ... adereside belirlenen davalıya tesbit edilen ... adresinde tebligat yapılması gerekirken usulsüz olarak eski adrese tebligat çıkartılması doğru olmadığı gibi, işyerindeki tebligatın kime yada kimlere yapılacağı Tebligat Kanunu (mad.17) ve ilgili tüzükte (md.23) açıkça belirtildiği halde, davalının yeğeni olduğu belirtilen 3.şahsa tebliğ yapılmış olması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden temyiz isteminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak, süresinde yapılan temyiz isteminin incelenmesine karar verilmiştir.
HUMK'nun 73.maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde taraflar duruşmaya davet edilmeden böylece taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılıp karar verilemez.
Somut olayda her ne kadar davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye işyerinde "patronu Walter Meewis'e" tebliğ edilmiş gözükmekte ise de, daha sonraki aşamada aynı işyerindeki (ıslah dilekçesi) tebliği de davalıya bizzat yapılmamış, buna karşın davalı tarafın temyizinde dile getirdiği ve internet ortamından temin ettiği SSK hizmet döküm cetveline göre de 2006 Nisan döneminden itibaren Ankara'da çalıştığı belirtilmiştir. Buna göre dava ve ıslah dilekçelerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği dolayısı ile taraf teşkili sağlanmadan savunma hakkı kısıtlanacak şekilde yargılama yapılarak karar verildiği anlaşılmakla hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/15541, K. 2010/18751, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama