KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/1562 E., 2010/1613 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; davacı ile davalının ... 2. Aile Mahkemesinin 2005/309 E. 2005/793 K. sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanma sırasında velayeti davacı babaya verilen müşterek çocuk ... için iştirak nafakası istenmediğini, ancak aradan geçen zaman içerisinde büyüyen küçüğün eğitim ve diğer harcamalarını davacının karşılamakta zorlandığını ileri sürerek aylık 300 TL iştirak nafakasının davalı anneden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, memur olması nedeniyle aylık 1.015 TL maaş geliri elde ettiğini, ikinci evliliği nedeniyle çekmiş olduğu kredi için aylık 815 TL taksit ödediğini, ikamet ettiği evin paydaşı olan kız kardeşine ise aylık 200 TL ödediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; yeniden evlenen ve giderleri artan davalının küçük için nafaka ödeme gücü bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
TMK’ nun 182/2. maddesine göre boşanma veya ayrılık vukuunda, velayet kendisine verilmeyen eş, küçük çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
Bu husus kamu düzenine ilişkin olup tarafların iradesine tabi kılınmamıştır.
Somut olayda; tarafların Orman genel Müdürlüğünde memur olarak görev yaptıkları, aylık 1.015 TL maaş geliri elde eden davalı annenin memur olan eşi ile ailesine ait evde ikamet ettiği, 2008 model ... marka aracının bulunduğu, bankadan çekmiş olduğu 17.000 TL tutarındaki ihtiyaç kredisini taksitler halinde aylık 800 TL olarak ödediği, davacı babanın ise aylık 1.120 TL gelir elde ettiği ve memur olan eşi ile kirada oturduğu tespit edilmiştir.
Buna göre; davacı babaya göre ekonomik düzeyi daha düşük olan davalı annenin de ödeme gücü oranında küçüğün bakım ve eğitim giderlerine katkıda bulunması zorunludur. Davalının tespit edilen ekonomik durumu sadece nafakanın miktarını tayinde göz önüne alınmalıdır.
O halde mahkemece; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, küçüğün yaş, eğitim ve bakım giderleri dikkate alınarak "hakkaniyet" ölçüsünde nafaka takdir edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/1562, K. 2010/1613, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama