KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/15764 E., 2010/21171 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 47.292,43 TL (ecrimisil alacağı) için borçlu bulunmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davacı ve vekili gelmedi. Aleyhine temyiz olunan Davalı vek. Av. ... geldi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkiline, Tasarruf Sigorta Mevduat Fonu tarafından ödeme emri gönderildiğini; gönderilen ödeme emrinde, taşınmazın müvekkili tarafından kullanılması nedeniyle tahakkuk eden ecrimisil alacağının istendiğini; taşınmazın tek başına davalı kuruma ait olmadığını, başka paydaşlarının da bulunduğunu, müvekkilinin işgalinde olan kısmın tapuda ... adına kayıtlı olduğunu iddia ederek; müvekkiline gönderilen ödeme emrinin iptali ile borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davanın öncelikli görev yönünden reddine; aksi halde, esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece "...dava konusu taşınmazın, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2239 ada, 6 parselde kayıtlı olup, taşınmazın 3/8 hissesinin ..., 5/8 hissesinin ise Tasarruf Sigorta Mevduat Fonu adına kayıtlı olduğu, Tasarruf Mevduat Sigorta Sigorta Fonu'nun edinme tarihinin 13.12.2004 tarihi olduğu, davacının dava konusu taşınmazda haksız işgalinin bulunduğu; davacının, dava konusu taşınmazın davalı hissesi ile ilgili haksız işgali nedeniyle davalıya borçlu olduğu anlaşılmıştır. Gerekçesiyle" davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada; davacının dava konusu taşınmazda işgalci olduğu nedeniyle, davalı kuruma ait 5/8 hisse karşılığında hesaplanan ecrimisil bedelinin ödenmesi için; davalı kurumca, 6183 Sayılı Yasa hükümlerine göre gönderilen ödeme emrinin iptali ile davacının borçlu bulunmadığının tespiti istenilmektedir.
Davalı kurum tarafından 6183 Sayılı Yasa uyarınca tesis esilen dava konusu işlem idari bir işlem olup, niteliği itibariyle idari yargının görev alanına giren bir husustur. Zira, davacı taraf; tebellüğ ettikleri ecrimisile ilişkin "ödeme emri" üzerine, idarece bir hata yapıldığını, kendilerinin davalı kuruma ait araziyi işgal etmediklerini veya işgallerinin yasal bir nedene dayandığını ileri sürerek tebligatı yapan davalı kuruma başvurarak düzeltme isteminde bulunabilirler. Bu düzeltme isteminin reddi veya tam olarak kabul edilmemesi durumlarında ilgililer ile idare arasında bir idari uyuşmazlık söz konusu olur ki bu uyuşmazlığın çözüm yeri de idari yargıdır.
İdari yargının görevine giren bir uyuşmazlık adliye mahkemelerinde menfi tespit davasına konu edilemeyeceği gibi, idarece çıkarılan bir ödeme ihbarnamesinin iptaline de bu mahkemelerce karar verilemez.
Bu nedenlerle, dava dilekçesinin yargı yolu görevi yönünden reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/15764, K. 2010/21171, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama