KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/16266 E., 2011/480 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 6.588,53 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davalının , davacıdan satınaldığı parke taşlarını, davalının gönderdiği dava dışı ... Belediyesine ait araca yükleyerek davacı tarafca teslim edildiğini, birkaç posta halinde alınan taşların, cami bahçesi ve avlusunda kullanıldığını, 24.3.2009 tarihli faturanın davalıya gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini belirterek 6.588,53 TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabında, dernek olarak kendilerinin ... almadığını, taşları çevre düzenlemesini yapan ... Belediye Başkanlığının aldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; miktar itibariyle senetle ispat zorunluğu bulunan davada, davacının fatura ibraz ettiği , davalının fatura bedelini ödediğine dair delil sunmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davalı savunmasında ve faturaya itirazında; parke taşı alımıyla ilgili derneğin davacıya herhangibi siparişi olmadığını ve faturadaki malları teslim almadığını belirtmiştir. Davacı tanığı beyanında; "... Belediyesinde şoför olduğunu, belediye başkanının talimatı üzerine taşları belediye adına aldığını, teslim tutanağındaki imzanın kendisine ait olduğunu , taşların bir kısmını caminin bahçesine döktüğünü" ifade etmiştir.
Davalı akti ilişkiyi reddetmiş olup, fatura taraflar arasındaki sözleşmenin varlığını ispat için yeterli değildir. Davanın taraflar arasındaki akti ilişkinin varlığını ispat etmesi halinde davalının borçtan sorumlu olacağı ve akti ilişki usulünce kanıtlanmadığı halde faturanın delil olarak kabulü ve sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/16266, K. 2011/480, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama