KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/16817 E., 2010/19355 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 1467 TL borçlu olmadığının tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili hakkında ikamet ettiği meskende ... elektrik kullanmaktan tutanak tutulup, ceza tahakkuk ettirildiğini; haksız talep olduğunu iddia ederek; davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Amaç başlıklı 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, Kapsam başlıklı 2.maddesinde. "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir.
Kanunun 3.maddesinde, mal; "alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları", hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti" ifade eder.
Satıcı; " kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan ... veya tüzel kişileri kapsar." Tüketici ise; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan ... ya da tüzel kişiyi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalı şirket ile davacı arasında elektrik satışına ilişkin abonelik sözleşmesi yapıldığı ve bu işlemle birlikte alacak tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. O halde, taraflar arasındaki bu ilişkinin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı kabul edilmelidir.
4077 sayılı Kanun'un 23.maddesinde, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği cihetle, mahkemece; öncelikle görev konusunun dikkate alınması gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/16817, K. 2010/19355, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama