KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/17113 E., 2010/20242 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 3.172,99 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, davalı ...'ın TÜİK ... Bölge Başkanlığı'nda sözleşmeli uzman yardımcısı olarak çalıştığını, kendisine "E. Denetim Tazminatı" bölümünde öngörülen denetim tazminatı olarak 3.172.99 TL ödeme yapıldığını, halbuki mevzuatta denetim tazminatının sözleşmeli personele ödeneceğine dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığını, açık bir hata mevcut olduğunu belirterek 3.172.99 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; ödemenin hatalı olmadığını, 60 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davanın yersiz olduğunu davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; yasal süre geçtikten sonra dava açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Uygulamada, hatalı intibak ve hatalı terfi gibi şart tasarrufun yanlış yapılması (veya sonradan geri alınması) halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılan fazla ödemenin idare hukuku ilkelerine göre geri istenebileceği ve geri isteme süresinin 60 gün olduğu, ancak şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin ise Borçlar Kanununun haksız iktisap kuralları çerçevesinde geri istenebileceği (H.G.K.5.12.1984 tarih 387/997 sayılı kararı) kabul edilegelmektedir.
O halde, herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin genel hükümler çerçevesinde BK'nun haksız iktisap kuralları çerçevesinde geri istenip istenemeyeceği tartışılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/17113, K. 2010/20242, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama