İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/17346 K.2010/19382

Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece temyiz isteminin reddi hakkında verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Esas2010/17346Karar2010/19382Tarih29 Kasım 2010Okuma3 dk · 699 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2010/17346 E., 2010/19382 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Kasım 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

699 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece temyiz isteminin reddi hakkında verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa ile değişik 427/2 maddesi ile taşınır mal ve alacak davalarında temyiz sınırı 1.430 TL olarak hüküm altına alınmıştır.

Hukuk Genel Kurulunun 6.4.2005 tarih ve 2005/3-169 E.-235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır.

Temyize konu edilen karar 5219 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 21.7.2004 tarihinden sonra verilmiş olup (artış oranı ile nafakanın dava tarihinde 285 TL. na ulaştığı göz önüne alındığında) yıllık nafaka miktarı 1.430 TL. ndan fazladır.

Ancak, mahkemenin 6.7.2010 tarihli kararı ile temyiz talebinin reddine karar verildiğinden, red kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği düşünüldü:

Davacı dilekçesi ile; üniversite öğrencisi olan davalı oğluna mahkeme kararıyla yardım nafakası ödemesine hükmolunduğunu, ancak işlediği kasıtlı bir suç nedeni ile mahkum olan davalı oğlunun infaz edilmekte olan cezası nedeniyle eğitiminin sona erdiğini, kendisinin ise halen ilkokulda okuyan iki çocuğu bulunduğunu ileri sürerek, yardım nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; hükümlü olan davalının tüm ihtiyaçlarının devletçe karşılanmadığını, 5806 sayılı kanun gereği halen öğrenciliği devam eden davalının diğer ihtiyaçlarının velisi olan annesi tarafından karşılanmaya çalışıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, malvarlığı bulunmayan ve hükümlü konumunda olan davalının, tüm ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanmaması nedeniyle zaruret içerisinde olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 328/2. maddesinde; “Çocuk ... olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve ... durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” hükmü yer almakta,

Aynı kanunun 364. maddesinde ise; “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.” düzenlemesine yer verilmektedir.

Yine aynı kanunun 331. maddesinde de; “Durumun değişmesi halinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.” denilmektedir.

Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Kanun koyucu, aile bireylerinin birbirlerine yardım etmelerini sadece ahlak kurallarına bırakmayarak bunu TMK. nun 328/2 ve 364. maddelerinde yapılan düzenlemeler ile yasal bir ödev haline getirmiştir. Yoksulluğa düşen aile bireyinin, yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu olan yardım isteğini içermesi de göz önüne alındığında, yardım nafakasının düzenlendiği anılan yasa maddeleri birbirini tamamlamaktadır. Bu nedenle, nafakanın bağlanmasında olduğu gibi kaldırılmasında da bu özellik dikkate alınarak araştırma ve inceleme yapılması, gerek hakkaniyete gerekse usul ekonomisi ilkesine uygun düşecektir.

Bundan ayrı yardım nafakası, durumun değişmesi halinde mahkeme kararıyla yeniden belirlenebilecek veya kaldırılabilecektir. Türk Medeni Kanununun 364.maddesi uyarınca tayin olunan nafaka için açık kural konulmamış olması, nafakanın özelliği itibariyle zaruri olan bu yönünü ortadan kaldırmamaktadır.

Tüm bu açıklamalar ve ortaya konulan yasal düzenlemeler ışığında somut olay irdelendiğinde; Davacı, nafakanın takdir edildiği tarihteki durumun değiştiğini, zira nafaka alacaklısının eğitim hayatının sona erdiğini ileri sürerek yardım nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerçekten de, üniversitede eğitim hayatına devam eden davalının açmış olduğu dava sonucunda lehine yardım nafakasına hükmedildiği, ancak bu sırada, işlediği kasıtlı suç nedeniyle ... süreli (17 yıl 6 ay) hapse mahkûm olduğu ve devamsızlık nedeniyle üniversite ile ilişiğinin kesildiği, 5806 sayılı kanun ile getirilen düzenleme gereği davalının, şartla tahliye olduğu (30.03.2017) tarihten itibaren iki ay içerisinde ilişiğinin kesildiği üniversiteye başvurması halinde eğitimine yeniden devam edebileceği anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında, davalının eğitim hayatının ... bir süre kesintiye uğradığı, dolayısıyla nafakanın hükmedildiği tarihteki şartların değiştiği bir gerçektir. Öte yandan halen hükümlü konumunda bulunması nedeniyle ancak yiyecek, barınma, sağlık gibi ihtiyaçları devletçe karşılanan, giyim, kültür vb. zorunlu ihtiyaçlarını ise karşılamaya yeterli geliri bulunmayan davalının yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşeceği de gözden uzak tutulmamalıdır.

Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda; mahkemece, yazılı gerekçe ile kaldırma isteminin reddine karar verilmesi doğrudur. Ancak böyle bir istemin, nafakanın indirilmesini de kapsadığı kabul edilerek nafakada hakkaniyete uygun bir miktar indirime ve artış oranının ÜFE’ye çevrilmesine karar verilmemesi isabetli bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/17346, K. 2010/19382, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/17346
Karar No
2010/19382
Tarih
29 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/17346 K.2010/18746
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/17347 K.2010/18831
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/17347 K.2010/19034
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/17348 K.2010/19383
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/17348 K.2010/19035
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/17349 K.2010/18937

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.