KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/18954 E., 2010/20360 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava ve ıslah dilekçesinde toplam 6.477.68 TL davalıya borçlu olmadığının tespiti ve bu bedelin davalıdan istirdadı istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, tarafların 2002 yılında boşandıkları müşterek küçük çocuk ...'nin velayetinin anneye verildiği ve çocuk için aylık 150TL iştirak nafakasına hükmolunduğunu ancak, davacı tarafından muaccel olan tüm nafakaların ödenmesine rağmen davalı tarafından davacı aleyhine birikmiş nafaka alacağından dolayı icra takibi yapıldığı, icra takibi nedeniyle davacının borcu bulunmamasına rağmen maaşından 6477,68 TL mükerrer nafaka kesintisi yapıldığı ileri sürülerek bu bedelin davalıdan istirdadı istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama usulüne dair 4787 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanun kapsamındaki Aile Hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemelerinde görülür.
İİK’nın 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit ve istirdat davaları genel hükümlere tabidir. İcra İflas Kanununda göreve ilişkin özel bir hüküm öngörülmemiştir.
Somut olayda nafaka borcunun bulunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasında borcun TMK 327 ve devamı maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç Aile Hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre açılan bu davanın (istirdat) 4787 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/18954, K. 2010/20360, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama