KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/20256 E., 2011/499 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile M.sıfatıyla) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili 20.07.2009 tarihli dilekçesinde, tarafların boşandıklarını, velayeti davacı anneye verilen 2 müşterek çocuk için hükmedilen aylık 50'şer TL iştirak nafakasının artırılarak 2 çocuk için ayrı ayrı aylık 300 TL nafakaya hükmedilmesi istenilmiştir.
Davalı yargılamaya katılmamış, cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davalının boşanma davasında nafaka bağlandıktan sonra maddi sıkıntıya girdiği, sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının adına kayıtlı menkul ya da gayrimenkulü bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
TMK'nun 182/2.md. göre "velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur". Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
14.....2007 tarihinde açılan davada, kararın kesinleşme tarihinden (16.09.2008) itibaren 50 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir.
Yukarıdaki davanın açıldığı tarihten itibaren geçen süre, bu sürede paranın alım gücünün düşmesi ve çocukların artan ihtiyaçları ile davalının gelirini nafakanın miktarının tayinde gözönünde bulundurulacağı, çocuklara bakım yükümlüğünün devam ettiği de nazara alınarak, iştirak nafakasının uygun bir miktarda artırılmasına karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/20256, K. 2011/499, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama