KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/2037 E., 2010/2739 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 2818 liralık takipten dolayı borçlu olmadığının tesbiti ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davalı şirketin davacıya INLPTA NLP TRANİER VE MASTER TRANİER eğitimlerine katılma ve katılım sertifikası verme taahhüdü altına girdiğini, karşılığında da davacının davalıya 2000 dolar bedelli senet verdiğini, davalı tarafından bu senedin icraya konulduğunu, ancak davalının sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediğini beyan ederek, bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasanın değişik 11/A maddesi kapsamında hizmet ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasının 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz.
4077 sayılı Kanunun 2. ve 3.maddeleri gereği somut olaya 4077 sayılı Kanunun uygulanması gerekmektedir. Aynı yasanın 23.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilip hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/2037, K. 2010/2739, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama