KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/20669 E., 2011/2080 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2011
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 4.000,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin 20 ... 875 plakalı aracı vadeli olarak davalı ...'nin eşine satmak üzere anlaştıklarını, bu kişinin talebi gereğince trafikte araç davalıya devredilerek, kalan borç için 30/11/2008 ödemeli 5.000,00 TL bedelli borç ve rehin sözleşmesi düzenlendiğini, kalan 4.000,00 TL alacağın işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; aynı alacağa ilişki rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip bulunduğunu, davacıya müvekkilinin hiçbir borcunun bulunmadığını ibraz olunan belgelerde müvekkilinin imzası olmayıp rehin sözleşmesinin varlığı ve geçerliliğinin geçerli bir alacağın olmasına bağlı olduğunu ve alacağı teminat altına alma niteliği taşıdığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının mülkiyet hakkına sahip olmadığı araç bedelini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından davalıya vadeli olarak satılan araç bedelinden kalan alacağa ilişkindir.
Davacı rehin senedine dayalı olarak takip başlatmış ise de itiraz üzerine, o takipten vazgeçerek akdi ilişkiye dayanalı olarak bu davayı açmış, ispat için “borç ve rehin senedinde” yazılı alacağın tahsilini istemiştir.
Taraflar arasında vadeli araç satışı olduğu sabit olup, davalı araç mülkiyetini alırken borç ve rehin senedi düzenleyerek davacıya 5.000,00 TL borcu 30.11.2008 tarihinde ödemeyi kabul ettiğine göre, artık borcunu ödediğini yasal delillerle ispat külfeti davalı taraftadır.
Bu nedenle ispat külfeti ters çevrilerek ve senedin varlığı göz ardı edilerek, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/20669, K. 2011/2080, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama